"Bilgi" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 24 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
 +
(İng. ''knowledge'')
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> ===
+
=== Mevlânâ'dan ===
[1/509] [[toprak|Toprağa]] ve [[balçık|balçığa]] bilgi [[ışık|ışığı]] vurdu; böylece toprak [[tohum]] kabul eder oldu.
+
{{:Mesnevi 000103}}
 
+
{{:Mesnevi 000167}}
[1/510] [[Toprak]] [[güvenilirlik|güvenilir]]dir. Ona ne ekersen [[hıyanet]] olmaksızın aynı cinsi alırsın.
+
{{:Mesnevi 000170}}
----
+
{{:Mesnevi 000019}}
[4/271] [[Sebep]] bilinmeyince hastalığın ilacı zordur; onda yüz [[ihtimal]] vardır.
+
{{:Mesnevi 000023}}
 
+
{{:Mesnevi 000101}}
[4/272] [[sebep|Sebeb]]i bilirsen kolaydır; sebepleri bilmek, bilgisizliği defeder.
+
{{:Mesnevi 000023}}
==Notlar ==
+
{{:Mesnevi 000209}}
<references/>
+
{{:Mesnevi 000214}}
 
+
{{:Mesnevi 000223}}
 +
{{:Mesnevi 000225}}
 +
=== İmam-ı Gazali'den ===
 +
{{:Gazali:00023}}
 +
{{:Gazali:00031}}
 +
===Diğer===
 +
{{:Woolmer_000003}}
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 +
[[Category:Gazali]]
 +
[[Category:Mevlânâ]]
 +
[[Category:Fenike]]

09.36, 17 Ekim 2021 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

(İng. knowledge)

Göndermeler[düzenle]

Mevlânâ'dan[düzenle]

Toprağa ve balçığa bilgi ışığı vurdu; böylece toprak tohum kabul eder oldu.

Toprak güvenilirdir. Ona ne ekersen hıyanet olmaksızın aynı cinsi alırsın.[1]

Bir adam dört kişiye bir dirhem verdi. Biri, “Bunu engûra vereyim” dedi.

Diğer biri Araptı “Hayır, ben ineb istiyorum, Ey düzenci!” dedi.

Biri Türk'tü ve “Bu, benim; ben ineb istemiyorum, üzüm istiyorum” dedi

Bir Rum, “Bu konuşmayı bırakın. İstâfil istiyoruz” dedi.

O kişiler çekişerek savaşa girişti; çünkü adların sırrından habersizdiler.

Aptallıkla birbirlerini yumrukladılar; cahillikle dolu ve bilgiden boştular.

Bir sır sahibi, yüz dilli bir aziz kişi bulunsaydı onları barıştırırdı.

Sonra o derdi: “Ben, bu bir dirhemle hepinizin arzusunu veriyorum.

Gönlünüzü hilesiz olarak teslim ederseniz, bu dirheminiz birkaç yapar.

Bir dirheminiz, dört olur; istek, tamamdır. Dört düşman birleşerek bir olur.

Her birinizin dediği, savaş ve ayrılık doğurur; benim sözüm, sizi birleştirir.

Öyleyse siz susun. Susunuz da, konuşmada sizin diliniz ben olayım.”

Sözünüz bir biçimde görünse de, tesir olarak kavga ve öfke kaynağıdır.[2]

Tamah, kulağı duymaktan alıkoyar; garaz gözü bilgilenmekten alıkoyar.[3]

Surette güzeller arasında fark olduğu gibi beşerin aklında bu farklılık vardır.

Ahmed bir sözünde bu şekilde buyurdu: “Erkeklerin güzelliği dillerinde gizlidir.”

Akılların farklılığı, yaratılıştadır; sünnilere uygun olarak dinlemek gerekir;

-Bu- Mutezile olanların -şu- sözünün aksinedir: “Akıllar yaratılışta aynı orandadır.

Tecrübe ve eğitim, onu azaltır ve çoğaltır; böylece birini, birinden daha bilgili yapar.”

Bu batıldır; mesela bir meslekte tecrübesi buunmayan çocuğun görüşü;

O küçük çocuktan bir düşünce doğar da yaşlı kişi yüz tecrübesine rağmen onu hissetmez.

Yaratılıştan bulunan, çalışma ve düşünmeyle olan üstünlükten bizzat üstün ve daha iyidir.[4]

Sebep bilinmeyince hastalığın ilacı zordur; onda yüz ihtimal vardır.

Sebebi bilirsen kolaydır; sebepleri bilmek, bilgisizliği defeder.[5]

Zamanının peygamberinden ayrılma; kendi bilgine ve adımına yaslanma.

Kılavuzsuz yol gidersen, aslan olsan da gururlanır, sapıklık ve rüsvalık içinde olursun.[6]

Sebep bilinmeyince hastalığın ilacı zordur; onda yüz ihtimal vardır.

Sebebi bilirsen kolaydır; sebepleri bilmek, bilgisizliği defeder.[7]

Tuzak gibi habersiz av yakalar. Tuzağın, işin amacından ne bilgisi vardır?[8]

-Kendimde- güç, bilgi ve iyilik görmeyince silahı, düşman gördüm ve hemen kırdım,

Kılıcım onun için olgunluk olmasın diye, hançerim bana vebal olmasın diye.[9]

Güzellerin yüzündeki seni şaşırtan şey, üç renkli camdan yansıyan güneş ışığıdır.

Rengârenk camlar, o nuru bize böyle renkli gösteriyor.

Rengârenk camlar kalmayınca, o zaman renksiz ışık seni şaşırtır.

Işığı camsız görmeye alış ki cam kırılınca körlük olmasın.

Öğrenilmiş bilgiyle yetiniyorsun; başkasının kandiliyle gözünü aydınlattın.[10]

Demirci ocak başında değersiz elbise giyse, halkın önünde ihtişamı azalmaz.

İlim öğrenmenin yolu sözdür; meslek öğrenmenin yolu iştir.

Fakr/yoksulluk istersen, sohbetle gerçekleşir; ne dilin işe yarar, ne elin.

Onun bilgisini, can candan alır; ne defter yoluyla alır, ne de dille.[11]

İmam-ı Gazali'den[düzenle]

Şunu bilmek icabeder ki, insan asıl yaradılışta bilgiden mahrum, Allah'ın yarattığı âlemlerden habersiz olarak yaratılmıştır. [12]
İkinci kısım, [ filozofların] dinin ilkeleriyle asla çatışmayan ve peygamberlerin -Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun- doğruladığı şeylerle zorunlu bir ilgisi bulunmayan konular üzerine yaptıkları tartışmalardan ibarettir. Mesela, onların "Ay tutulması, Ay ışığını Güneş'ten aldığından, yerkürenin Güneş'le Ay arasına girmesi sonucu Ay'ın ışığının kararması olayıdır. Güneş'le Ay arasına girmesi sonucu Ay'ın ışığının kararması olayıdır. [Yani] yer yuvarlaktır ve gök onu her yandan kuşatmıştır. Ay yerin gölgesine rastlayınca Güneş ışığından yoksun kalır" şeklindeki görüşleri ile "Güneş tutulmasının anlamı, Ay'ın, bakan kimse ile Güneş arasına girmesi demektir; bu ise Ay ile Güneş'in aynı zamanda iki düğümde (ukdeteyn)[13] birleşmesiyle gerçekleşir" şeklindeki görüşleri gibi.

Biz bu tür bilgilerin (fenn) geçersiz kılınması üzerinde ayrıntılı olarak durmayacağız; çünkü bu hiçbir yarar sağlamaz. Kim ki bunu geçersiz kılmak için tartışmaya girişmenin dinin gereği olduğunu sanırsa, dine karşı suç işlemiş ve onu zaafa uğratmış olur. Zira [ astronomiye dair] bu meseleler, hiçbir şüpheye yer bırakmayan geometri ve matematik kanıtlara dayanmaktadır. Ay ve Güneş tutulmasının vaktini ve süresini sebepleriyle birlikte haber verecek kadar bu meseleleri iyi bilen ve delillerini inceleyen kimseye "Bu tavrın şeriata aykırıdır" denildiğinde, sözkonusu kimse kendi bilgisinden değil, şeriattan şüphe eder. Hâlbuki şeriatın öngörmediği bir yöntemle şeriata yardıma kalkışanın ona verdiği zarar, kendi yöntemiyle şeriata zarar vermek isteyenin ona vereceği zarardan daha büyüktür. Nitekim "Akıllı düşman câhil dosttan daha iyidir" denilmiştir.[14]

Diğer[düzenle]

The loss of cultural assumptions is particularly frustrating as they gave meaning to everything an individual said or thought: without a detailed knowledge of these, the task of reconstructing any ancient society becomes infinitely more difficult[15]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 509-510)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3667-3679)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 66)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1536-1543)
  5. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 271-272)
  6. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 541-542)
  7. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 271-272)
  8. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 397)
  9. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 666-667)
  10. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 988-992)
  11. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 1060-1063)
  12. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 74
  13. Ay'ın tutulma düzlemini kestiği çap karşıtı iki noktaya "iki düğüm(ukdeteyn)" denmektedir.
  14. Gazzalî, (109?), Filozofların Tutarsızlığı, Neşir ve Tercüme: Mahmut Kaya ve Hüseyin Sarıoğlu, İstanbul: Klasik Yayınları, İkinci Basım 2009, s.6-7
  15. Woolmer, Mark (2002). A Short History of the Phoenicians. London, New York: I.B.Tauris & Co. Ltd. s. 12.