Av
Göndermeler[düzenle]
Mevlânâ'dan[düzenle]
|
O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti, Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz. Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür. Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme. Onları kazanca ve ava çekip götürür; onları madene ve denizlere götürür. Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[1] Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık. Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur. Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur. Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar. Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır. O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi. Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı. Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır. Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır. O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı. Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür. Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır. Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur. Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler. Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler: "Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."[2] |
|
Ey kerem sahipleri! Mescid-i Aksâ yapın. Zira Süleyman tekrar geldi; vesselâm. Cinler ve periler bundan geri durursa, melekler hepsini çembere alır. Süleyman gibi ol da, cinlerin senin köşkün için taş kessin. Süleyman gibi vesvesesiz ve hilesiz ol; o zaman cin ve dev buyruğuna uyar. Senin yüzüğün bu gönüldür; dikkat et de, yüzük cinin avı olmasın. O zaman cin, yüzükle senin üzerinde sürekli Süleymanlık eder. Sakın! Vesselâm. Ey gönül! O Süleymanlık ortadan kalkmamıştır; senin başında ve kalbinde Süleymanlık edici vardır. Cin de bir zaman Süleymanlık eder; fakat her dokumacı nasıl atlas dokur? Elini onun eli gibi hareket ettirir, ancak onların arasında iyice fark vardır.[3] |
|
Avcı yem saçarsa acıması ve cömertliğinden değildir; aksine av içindir. Ramazanda oruçlu -riyakâr-, acemi av için kendini uyumuş gösteren kedidir. Bu eğrilikle yüz kavmi kötü düşünceli yapmıştır; cömert ve oruçlu kişilerin adını kötüye çıkarmıştır.[4] |
|
Başkasını avlamak için can feda etmeyi tam küfür ve hayırdan ümitsizlik bil.[5] |
Notlar[düzenle]
- ↑ (Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1113-1134)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1145-1154)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 192-194)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 711)