Peygamber

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler[düzenle]

Mesnevi'den[1][düzenle]

Gönlün, sırrının mezarı olursa muradın daha kolay gerçekleşir.

Peygamber, “Sırrını gizleyen muradıyla çabuk buluşur,” dedi.

Tohum toprak içinde gizlenince, gizlenmesi bahçenin yeşillenmesine sebep olur.

Altın ve gümüş gizli olmasalardı, madende nasıl oluşurlardı.[2]

Peygamber dedi: “Kadın akıllılara ve gönül sahiplerine tam galip gelir.

Cahillerse kadına üstün olur, çünkü onlar sert ve serkeş davranır.”[3]

Tablalar kırıldı ve canlar döküldü; iyi ve kötü birbirine karıştı.

Allah peygamberleri kitapla gönderdi, neticede tabak üzerinde bu taneleri seçti.

Biz onlardan önce aynıydık. İyi ve kötü olduğumuzu kimse bilmiyordu.

Kalp ve gerçek para dünyada geçiyordu. Çünkü pek geceydi ve biz de gece yürüyen gibiydik.[4]

Senin nefis eşeğin gitti. Onu bir çiviye bağla. Ne zamana kadar ve yükten kaçacak, ne zamana kadar?

Onun taşımasına değer şey, sabır ve şükür yüküdür; ister yüz yıl süresince, ister otuz, yirmi yılda.

Hiçbir günahkâr başkasının günahını almaz; hiç kimse bir şey ekmedikçe biçemez.

Ham tamahtır bu. Ey oğul! Ham yeme. Ham yemek insanda hastalık yapar:

“Şu filan ansızın define buldu, ben aynısını istiyorum, ne ne dükkân” demek gibi.

Bu, talih işidir. O da nadirdir. Beden güçlü oldukça kazanmak gerekir.

Kazanmak defineye nasıl mani olur? İşten ayağını çekme, define bizzat ardındadır.

Bu şekilde, “Bunu yapsaydım ya da şu diğerini” diye «eğer»e tutsak olmayasın.

Çünkü uyumlu peygamber «eğer» demekten menetti ve "O, münafıklıktandır" dedi.

Zira o münafık «eğer» diyerek öldü ve «eğer» demekten ancak hasret elde etti.[5]

Çünkü akıllı kişiden bir cefa gelse, cahil kişilerin vefasından daha iyidir bu.

Peygamber, "Akıllının düşmanlığı, cahilden gelen sevgiden dahaiyidir," dedi.[6]

Zamanının peygamberinden ayrılma; kendi bilgine ve adımına yaslanma.

Kılavuzsuz yol gidersen, aslan olsan da gururlanır, sapıklık ve rüsvalık içinde olursun.[7]

Madem peygamber değilsin, ümmetten ol; madem sultan değilsin, halk ol[8]

Öyleyse git, şeyhin ve üstadın emrinin gögesi altında boyun eğerek sus.[9]

Altın işlemeli elbiseler dokumak; denizin dibinden inciler elde etmek;

Hendese ilminin incelikleri veya yıldız, tıp ve felsefe ilmi;

Yine bu dünyayla ilgilidir; yedinci göğe yolları yoktur.[10]

Senin elin, "Allah'ın eli, onların elinin üstündedir"[11] olan biat sahiplerinden olur;

Elini pîrin, bilen ve büyük olan hikmet sahibi pîrin eline verdiğinde.

Çünkü o, zamanının peygamberidir. Ey mürit! Ondan peygamber nuru açığa çıkar;

Dinde, Hudeybiye'de hazır bulunursun ve o biat eden sahabeye olursun.[12]

Peygamber dedi: "Taştan ve dağdan da olsanız şu üç bölüğe acıyın.

Reislikten sonra zelil olan kişi; parasız kalan zengin;

Ve üçüncüsü dünyada aptallar arasında belaya düşmüş bilgin."

Çünkü şereften alçaklığa düşmek, bedenden bir uzvun kesilmesi gibidir.[13]

İmam-ı Gazali'den[düzenle]

İkinci kısım, [ filozofların] dinin ilkeleriyle asla çatışmayan ve peygamberlerin -Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun- doğruladığı şeylerle zorunlu bir ilgisi bulunmayan konular üzerine yaptıkları tartışmalardan ibarettir. Mesela, onların "Ay tutulması, Ay ışığını Güneş'ten aldığından, yerkürenin Güneş'le Ay arasına girmesi sonucu Ay'ın ışığının kararması olayıdır. Güneş'le Ay arasına girmesi sonucu Ay'ın ışığının kararması olayıdır. [Yani] yer yuvarlaktır ve gök onu her yandan kuşatmıştır. Ay yerin gölgesine rastlayınca Güneş ışığından yoksun kalır" şeklindeki görüşleri ile "Güneş tutulmasının anlamı, Ay'ın, bakan kimse ile Güneş arasına girmesi demektir; bu ise Ay ile Güneş'in aynı zamanda iki düğümde (ukdeteyn)[14] birleşmesiyle gerçekleşir" şeklindeki görüşleri gibi.

Biz bu tür bilgilerin (fenn) geçersiz kılınması üzerinde ayrıntılı olarak durmayacağız; çünkü bu hiçbir yarar sağlamaz. Kim ki bunu geçersiz kılmak için tartışmaya girişmenin dinin gereği olduğunu sanırsa, dine karşı suç işlemiş ve onu zaafa uğratmış olur. Zira [ astronomiye dair] bu meseleler, hiçbir şüpheye yer bırakmayan geometri ve matematik kanıtlara dayanmaktadır. Ay ve Güneş tutulmasının vaktini ve süresini sebepleriyle birlikte haber verecek kadar bu meseleleri iyi bilen ve delillerini inceleyen kimseye "Bu tavrın şeriata aykırıdır" denildiğinde, sözkonusu kimse kendi bilgisinden değil, şeriattan şüphe eder. Hâlbuki şeriatın öngörmediği bir yöntemle şeriata yardıma kalkışanın ona verdiği zarar, kendi yöntemiyle şeriata zarar vermek isteyenin ona vereceği zarardan daha büyüktür. Nitekim "Akıllı düşman câhil dosttan daha iyidir" denilmiştir.[15]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 175-178)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2433-2434)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 281-284)
  5. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 726-735)
  6. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 1866-1867)
  7. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 541-542)
  8. Yazmada başlığın altına şu anlamdaki ifade eklenmiştir: Suskunun ardında git, kendinden bir zahmet ve bir düşünce yontma.
  9. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 3347-3348)
  10. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1514-1516)
  11. Kur'ân-ı Kerim, Feth, 48/10
  12. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 740-744)
  13. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 825-827)
  14. Ay'ın tutulma düzlemini kestiği çap karşıtı iki noktaya "iki düğüm(ukdeteyn)" denmektedir.
  15. Gazzalî, (109?), Filozofların Tutarsızlığı, Neşir ve Tercüme: Mahmut Kaya ve Hüseyin Sarıoğlu, İstanbul: Klasik Yayınları, İkinci Basım 2009, s.6-7