DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla
Arama kısmına atla
Hallac-ı Mansur'dan[düzenle]
| “Bu yüzden söyledi Mûsa: «Belki size getiririm ondan bir haber..»
Mühtedî haberle tatmin oluyor diye muktedî eserle nasıl doysun.
Ağaçtan. Tûr cânibinden! Hayır! O ne ağaçtan dinlemiştir, ne çölden, ne fezâdan...
Ben, işte bu ağaca benzerim!
Hâkikat nedir? O da mahlûk. Mahluku bırak ki sen O olasın, O da «sen» olsun: Hakîkat yönünden. Ben vasfediciyim, Mevsûf da vasfedicidir. Vasfeden hakîkati anlatır. Peki mevsuftan ne haber?”[1]
|
İmam-ı Gazali'den[düzenle]
| Nitekim bir kimseye bir cemaat tarafından tevatürle bir şey haber verilse o kimse cemaatin içinden yalnız belirli bir şahsın sözünden istifade ile yakîn hasıl ettiğini söyliyemez. Bilâkis o yakîn ona bilmediği fakat bu toplumdan hariç olmıyan yerden gelmiş olup, birer birer şahısları belli değildir.[3]
|
- ↑ Hüseyin b. Mansur, Kitâb'üt-Tavâsin, Yaşar Nuri Öztürk(1976) içinde, s.86
- ↑ Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 74
- ↑ Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 31