"Dünya" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
54. satır: 54. satır:
  
 
[4/1076] [[Cehennem]] o [[öfke]]dir; yaşamak için ona [[hasım]] gerekir; yoksa [[merhamet]] onu öldürür.
 
[4/1076] [[Cehennem]] o [[öfke]]dir; yaşamak için ona [[hasım]] gerekir; yoksa [[merhamet]] onu öldürür.
 +
----
 +
[4-1113] O, o caminin temelini koyduğunda [[cin]] ve [[insan]]lar gelip [[iş]]e girişti,
 +
 +
[4-1114] [[Kul]]ların [[ibadet]] [[yol]]unda oldukları gibi bir bölüğü [[aşk]]la ve bir bölüğü de [[isteksiz]].
 +
 +
[4-1115] [[Halk]] [[cin]]lerdir, [[şehvet]] de [[zincir]]; [[şehvet]] onları [[dükkân]]a ve ota çekip götürür.
 +
 +
[4-1116] Bu [[zincir]] [[korku]] ve [[şaşkınlık]]tandır. Sen, bu [[halk]]ı [[zincir]]siz görme.
 +
 +
[4-1117] Onları [[kazanç|kazanc]]a ve [[av]]a çekip görürür; onları [[maden]]e ve [[deniz]]lere götürür.
 +
 +
[4-1118] Onları [[iyi]] ve [[kötü]] yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."<ref>(Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)</ref>
 +
 +
[4-1119] Boyunlarına ip bağladık; [[ahlâk]]larından ip yaptık.
 +
 +
[4-1120] [[Amel defteri]] boynuna asılı olmayan hiçbir [[ahlâk]]ı bozuk ve [[ahlâk]]ı temiz kişi yoktur.
 +
 +
[4-1121] Senin [[kötü]] [[iş]]teki [[hırs]]ın, [[ateş]] gibidir. Kor [[ateş]], [[ateş]]in hoş renginden dolayı hoştur.
 +
 +
[4-1122] [[Kömür]]ün o siyahlığı [[ateş]]te gizlidir; [[ateş]] gittiğinde [[karanlık|karanlığ]]ı ortaya çıkar.
 +
 +
[4-1123] Siyah [[kömür]] senin [[hırs]]ından kor [[ateş]] olur; [[hırs]]ın gittiğinde o bozuk [[kömür]] ortada kalır.
 +
 +
[4-1124] O anda o [[kömür]], kor [[ateş]] görünüyordu; bu, [[iş]]in [[güzellik|güzelliğ]]inden değildi, [[hırs]] [[ateş]]iydi.
 +
 +
[4-1125] [[Hırs]] senin [[iş]]ini süslemişti; [[hırs]] gitti ve [[iş]]in kara kaldı.
 +
 +
[4-1126] [[Ahmak]] olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.
 +
 +
[4-1127] [[Can]]ı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.
 +
 +
[4-1128] O [[tuzak]], [[heves]]inden dolayı yem görünüyordu; -bu,- [[hırs]] gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.
 +
 +
[4-1129] [[Din]] ve [[hayır]] [[iş]]inde [[hırs]] ara; [[hırs]] kalmazsa, -bu işler yine- [[güzel]] yüzlüdür.
 +
 +
[4-1130] [[Hayır]]lar [[güzel]]dir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; [[hırs]] [[ateş]]i giderse [[hayır]] [[ateş]]i kalır.
 +
 +
[4-1131] Dünya [[iş]]inde [[hırs]] [[ateş]]i gidince, parlak kor [[ateş]]ten -geriye- [[kömür]] kalmış olur.
 +
 +
[4-1132] [[Hırs]], [[çocuk]]ları aldatır da [[gönül]] [[zevk]]inden eteklerini -at gibi- sürerler.
 +
 +
[4-1133] [[Çocuk]]tan o [[kötü]] [[hırs]] gidince, diğer [[çocuk]]lara güler:
 +
 +
[4-1134] "Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Marx]]
 
[[Category:Marx]]

15.38, 6 Kasım 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Feuerbach Üzerine Tezler'den [1]

11. Filozoflar dünyayı sadece farklı farklı yorumlamadılar. Vardığı varacağıysa, onu değiştirmektir.

Mesnevi'den[2]

[1/215] Bu dünya dağdır, eylemimizse nida. Nidaların sesi bize doğru gelir.


[1/2623] Manayı anlatış kâfi olsaydı, dünya halkı işsiz ve manasız olurdu.


[1/3038] Aslan bu düşünceyle gülüşü açığa vuruyordu: Aslanın gülümsemelerine güvenme.

[1/3039] Dünya malı Hakk'ın gülümsemeleridir; bizi serhoş, gururlu ve perişan eder.


[1/3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.

[1/3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.

[1/3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.

[1/3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”

[1/3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.

[1/3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.

[1/3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.

[1/3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.

[1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.


[2/254] Dikkat et! Kötü dostun işvelerini yutma. Tuzağı gör, yeryüzünde güvenli gitme sen.


[2/2915] Dünyada halis akçe geçer olmasaydı, kalp olanlar nasıl harcanırdı?


[4/21] Çok kişi ay ışıpında yolunu görmez; güneş doğunca yol görünür.

[4/22] Güneş, değiş tokuş edenleri tam olarak gösterir; şüphesiz çarşılar gündüz vaktinde olur.

[4/23] Böylece sahteyle, geçer olan para iyice görünür; böylece aldatma ve hileden uzak olunur.

[4/24] Güneşin ışığı yeryüzüne tam gelince, tacirler için âlemlere rahmet olur.

[4/25] Ancak kalpazanlarca çok nefret edilir; çünkü güneşle onun parası ve malı değersiz olur.


[4/65] Öyleyse dünyada mutlak kötü yoktur; şunu bil ki kötü, alakaya göredir.

[4/66] Dünyada birine ayak, diğerine bağ almayan hiç bir zehir ve şeker yoktur.

[4/67] Birine ayak, diğerine ayak bağıdır; birine zehir, diğerineyse şeker gibidir.


[4/1076] Dünyada hasım ve düşman bulunmasaydı, o zaman insanlardaki öfke ölürdü.

[4/1076] Cehennem o öfkedir; yaşamak için ona hasım gerekir; yoksa merhamet onu öldürür.


[4-1113] O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti,

[4-1114] Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz.

[4-1115] Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür.

[4-1116] Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme.

[4-1117] Onları kazanca ve ava çekip görürür; onları madene ve denizlere götürür.

[4-1118] Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[3]

[4-1119] Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık.

[4-1120] Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur.

[4-1121] Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur.

[4-1122] Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar.

[4-1123] Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır.

[4-1124] O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi.

[4-1125] Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı.

[4-1126] Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.

[4-1127] Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.

[4-1128] O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.

[4-1129] Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür.

[4-1130] Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır.

[4-1131] Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur.

[4-1132] Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler.

[4-1133] Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler:

[4-1134] "Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."

Notlar

  1. Karl Marx, 1845, Thesen über Feuerbach
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
  3. (Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)