Kanat

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 13.39, 19 Eylül 2011 tarihli sürüm
(fark) ← Önceki hâli | Güncel sürüm (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler[düzenle]

Mevlânâ'dan[düzenle]

Aşkın âşığa meyli yoksa, âşık kanatsız bir kuş gibi kalır. Yazık![1]

Tüyünü koparma, gönlünü ondan kopar; çünkü bu cihadın şartı, düşman bulunmasıdır.

Düşman olmazsa, cihat imkânsızdır. Şehvetin yoksa emre uymak olmaz.

Arzun bulunmazsa sabır olmaz. Düşmanın bulunmazsa orduya ne ihtiyacın var?

Sakın! Kendini hadım etme, inzivaya çekilme; çünkü iffet şehvete bağlıdır.

Arzu olmadan arzudan menetmek mümkün değildir. Ölülere karşı savaş yapılamaz.

Hak, "Bağış yapın"[2] demiştir; öyleyse kazanç elde et; zira eski gelirsiz harcama olmaz.

"Bağış yapın" emirini mutlak olarak verdiyse de sen,"Kazanın, sonra bağış yapın" diye oku.

Aynı şekilde Hak "Sabredin" buyurdu; kendisinden yüz çevireceğin bir istek olmalı.

Öyleyse "Yiyin"[3] emri şehvet tuzağı içindir. Ondan sonra "İsraf etmeyin" emriyse iffettir.

Kişide mahmûlün bih/şehvet bulunmazsa, mahmûlün aleyhin/sabrın varlığı mümkün olmaz.

Senin sabretme zahmetin bulunmazsa, şart olmaz; o zaman karşılığı gelmez.

Ne güzeldir o şart; ne hoştur o karşılık, o gönül okşayan ve can katan karşılık!

Âşıkların sevinci ve üzüntüsü odur; hizmetin karşılığı ve ücreti de odur.

Sevgiliden başkası seyredilirse aşk değildir; boş sevdalıktır.

Aşk, alevlenince baki olan sevgiliden başke ne varsa hepsini yakan alevdir.

-Âşık- (yok) kılıcını Hak'tan başkasını öldürmek için kullanır. Bak, ondan sonra 'dan başka ne kalır?

İllallâh (ancak Allah). Geri kalanı gider. Ey ortaklığı yakan büyük aşk, mutlu ol!

Sonrakiler ve öncekiler de odur; şirk, şaşı gözün gördüğünden başka bir şey değildir.

Hayret! Onun aksetmesinden başka güzellik mi olur? Bedenin hareket etmesi, candan başka bir şeyle değildir.

Canında bozukluk olanın bedeni, balda tutsan da hoş olmaz.

Bunu, bir gün diri olup bu canın canının elinden bir kadeh alan kişi bilir.

Gözü o yüzleri görmemiş olan kişiye göre, bu duman sıcaklığı candır.

Abdülaziz oğlu Ömer'i görmediği için ona göre Haccâc da adaletlidir.

O, Musa'nın yılanının sebâtını/gücünü görmediği için büyü iplerinde hayat olduğunu sanır.

Tatlı su içmemiş olan kuş, acı suda kol kanat çırpar.

Zıt, ancak zıddıyla tanınabilir; -kişi- yarayı görürse, okşamayı tanır.

Elest ülkesinin değerini bilmen için bu dünya önce gelmiştir, şüphesiz.

Buradan kurtulunca oraya gidersin; sonsuzluk şeker evinde şükredersin.

Dersin ki "Orada toprağı eliyordum, bu temiz dünyadan kaçıyordum.

Keşke bundan önce ölseydim de korku içinde azabım az olsaydı."[4]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 31)
  2. Kur'ân-ı Kerim, Bakara, 2/267: "Ey iman edenler! Kazandığınız şeylerin ve yerden sizin için çıkarmış olduğumuz şeylerin temizlerinden infak ediniz."
  3. Kur'ân-ı Kerim, A'raf, 7/31
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 574-603)