İnsan

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 15.50, 6 Kasım 2008 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[1/281] Kâfirler üstünlük iddiasında maymun tabiatlıdır. Tabiat sinede bir afettir.

[1/282] İnsanoğlu ne yaparsa, maymun da onu yapar; sürekli insanda gördüğünü yapar.

[1/283] “Ben onun gibi yaptım” zanneder. Farkı nasıl bilecek, bu husumet yanlısı?

[1/284] Bu emirden dolayı yapar, o ise husumet için. Husumet yanlılarının başına toprak dök.

[1/285] O münafık, emre uyanla birlikte husumet için namaza durur, niyaz için değil.


[1/1874] Şeytan insana kötülük için gelir. Sana gelmez, çünkü şeytandan daha kötüsün.

[1/1875] Sen insan oldukça, şeytan peşinden koşardı, sana şarap tattırırdı.

[1/1876] Sen şeytanlık huyunda sağlamlaşınca, kötü işli şeytan senden kaçar.

[1/1877] Senin eteğine asılan, böyle olunca senden kaçar.


[2/249] İnsanların çoğu insan yer. Onların selâmun aleyk'inde güven arama.


[2/261] İnsanların yerinde ev yapma; kendi işini yap, yabancının işini yapma.


[4/1076] Dünyada hasım ve düşman bulunmasaydı, o zaman insanlardaki öfke ölürdü.

[4/1076] Cehennem o öfkedir; yaşamak için ona hasım gerekir; yoksa merhamet onu öldürür.


[4-1113] O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti,

[4-1114] Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz.

[4-1115] Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür.

[4-1116] Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme.

[4-1117] Onları kazanca ve ava çekip görürür; onları madene ve denizlere götürür.

[4-1118] Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[2]

[4-1119] Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık.

[4-1120] Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur.

[4-1121] Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur.

[4-1122] Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar.

[4-1123] Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır.

[4-1124] O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi.

[4-1125] Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı.

[4-1126] Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.

[4-1127] Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.

[4-1128] O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.

[4-1129] Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür.

[4-1130] Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır.

[4-1131] Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur.

[4-1132] Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler.

[4-1133] Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler:

[4-1134] "Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
  2. (Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)