"Aşk" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 7. satır: | 7. satır: | ||
{{:Mesnevi 000124}} | {{:Mesnevi 000124}} | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000144}} | ||
{{:Mesnevi 000142}} | {{:Mesnevi 000142}} | ||
13.09, 13 Eylül 2011 tarihindeki hâli
ayrıca bknz. aşık
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
Aşkın âşığa meyli yoksa, âşık kanatsız bir kuş gibi kalır. Yazık![1] |
|
Çünkü ölülerin aşkı, kalıcı değildir. Çünkü ölü, bize dönüp gelmez. Dirinin aşkı, ruhta ve gözde her an goncadan daha tazedir. Baki olanın aşkını seç, cana can katan şarabın sakisidir o.[2] |
|
Halife Leyla'ya dedi: “O, sen misin? Mecnun senden dolayı mı perişan oldu ve kendini kaybetti? |
|
Hiç kimse, “Ey insanlar! Benim malım, ambarım ve sofram var, ekmek verin” der mi?[4] |
|
Beş duyu birbiriyle birleşmiştir; bu her beşi yüksek bir asıldan yetişmiştir. Birinin gücü, kalanın gücü olur; her biri, geri kalana sakîlik eder. Gözün görmesi, aşkı artırır; aşk, gözde doğruluğu artırır. Doğruluk her hissin uyanmasıdır; duygulara zevk arkadaş olur. Bir his ilerleyişte bağını çözdüğünde geriye kalan hisler hep değişir. Bir his hissedilenlerden başkasını gördüğünde, gayb bütün hislere görünür. Sürüden bir koyun ırmaktan sıçradığında, o zaman art arda hepsi öte yana sıçrar. Duygu koyunlarını sür, “Yeşillikleri çıkardı” otlağında otlat. Böylece orada sümbül ve reyhan otlar, hakikatler bahçesine yol alırlar. Her hissin, hislerin habercisi olur; bu şekilde birer birer o cennete doğru gider. Hisler senin hissine gerçek, mecaz ve dil olmaksızın sır söyler. Çünkü bu hakikat yorulanablir ve bu vehimlenme hayallere düşürme kaynağıdır. |
|
O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti, Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz. Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür. Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme. Onları kazanca ve ava çekip götürür; onları madene ve denizlere götürür. Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[6] Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık. Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur. Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur. Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar. Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır. O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi. Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı. Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır. Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır. O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı. Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür. Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır. Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur. Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler. Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler: "Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."[7] |
|
Aşk, seçkin kişiler için gemi gibidir; afeti nadir olur, çoğunlukla kurtulur.[8] |
|
Ey eğri giden! Bana kendinden bakma; böylece bir diziyi, iki dizi görmezsin. Bana benden bak bir an; böylece varlığın ötesinde bir alan görürsün Darlıktan, ar ve şöhretten kurtulursun; aşk içinde aşk görürsün; vesselâm.[9] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 31)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 217-219)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 408-409)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3269)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3222-3233)
- ↑ (Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1113-1134)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(4. kitap, 1405)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 2396-2398)