Akıllı

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 12.01, 11 Şubat 2010 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

ayrıca bknz. akıl

Göndermeler

Mevlânâ'dan

[1/154] Biri eşeğin kuyruk altına bir diken koyar. Eşek onu çıkarmasını bilmez, sıçrar.

[1/155] Sıçrar ve bu diken daha sağlam batar. Dikeni çıkarmak için bir akıllı gerekir.

[1/156] Eşek dikeni çıkarmak için acı ve dertle çifte atar, yüz yerini yaralar.

Bu dil, taş ve demir gibidir. Dilden sıçrayan, ateş gibidir.

Bazen rivayet ve bazen laf olsun diye taş ve demiri boş yere birbirine vurma.

Çünkü karanlık var ve her taraf pamuk tarlası. Pamuk arasında kıvılcım nasıl olur?

Gözünü kapatıp o sözlerle dünyayı yakan topluluk zalimdir.

Bir söz bir âlemi yok eder, ölü tilkileri aslan eder.

Canlar, asılları itibariyle İsa nefeslidir. Bir zaman yaradırlar, bir zaman merhem.

Canlardan perde kalksaydı, her canın sözü İsa gibi olurdu.

Şeker gibi söz söylemek istersen sabret, ihtirasla bu helvayı yeme.

Sabır akıllı kişilerin yumruklarıdır.Çocukların arzusu helvadır.

Sabreden göğe yükselir; helva yiyen daha aşağı gider.[1]

[1/2433] Peygamber dedi: “Kadın akıllılara ve gönül sahiplerine tam galip gelir.

[1/2434] Cahillerse kadına üstün olur, çünkü onlar sert ve serkeş davranır.”

Çaresiz kâfirlerin kanı, vahşi hayvanlar gibi, okların ve mızrakların önünde mubah olur.

Onların eşleri çocukları bütün mubahtır. Çünkü akılsız, reddedilmiş ve aşağılıktırlar.

Yine aklın aklından kaçan akıl, akıllılıktan hayvanlar mertebesine intikal eder.[2]

[2/1866] Çünkü akıllı kişiden bir cefa gelse, cahil kişilerin vefasından daha iyidir bu.

[2/1867] Peygamber, "Akıllının düşmanlığı, cahilden gelen sevgiden daha iyidir," dedi.

Aklı bırak, ondan sonra akıllı ol; kulağını kapat o zaman kulak ver.[3]

[3/1621] Akıllılar önceden ağlar; cahiller sonunda başlarına vurur.

[3/4254] Akıllıya göre insan, gizli olan periden yüz defa daha gizlidir.

Soysuz kişiye ilim ve fen öğretmek, yol kesicinin eline kılıç vermektir.

Sarhoş bir zencinin eline kılıç vermek, ilmin, insan olmayanın eline geçmesinden daha iyidir.

İlim, mal, unvan, makam ve başarı, soysuzların elinde fitnedir.

Bundan dolayı delinin elinden kılıç almak için müminlere savaş farz oldu.

Canı delidir, bedeni de kılıç; o çirkin huyludan kılıcı al.

Makamın, cahillere çirkinlik adına yaptığını yüz aslan hiç yapabilir mi?

Ayıbı gizlidir; alet/fırsat bulunca, yılanı delikten ovaya koşar.

Cahil, acı buyruk padişahı olunca bütün ova yılan ve akreple dolar.

Mal ve makam elde eden, insan olmayan kişi kendisinin rezilliğini istemiş olur.

Ya cimrilik eder, bağış vermez; ya da cömertlik eder, yersiz yere bağış yapar.

Şahı, piyadenin yerine kor; ahmağın verdiği bağış böyledir.

Yetki bir sapığın eline geçinde makam sanır, kuyuya düşer.

Yol bilmez, kılavuzluk eder; onun çirkin canı dünyayı yakar.

Yokluk yolunun çocuğu pîrlik/önderlik yaparsa, takipçilerini talihsizlik gulyabanısı yakalar;

"Gel, sana ay göstereyim," der; -ama- o temiz olmayan, asla ay görmemiştir.

Ey ham cahil! Nasıl gösterirsin? Ömründe ayın aksini suda dahi görmedin ki!

Ahmaklar başkan oldular, akıllılar da korkudan başlarını kilimin altına soktular.[4]

İmam-ı Gazali'den

Sırf taklitle yoldan çıkan bu adama: «Bir ilimde mahareti olan kimsenin, diğer ilimlerde de mahir olması lâzım gelmez. ... Her ilmin erbabı vardır. Kendi sahalarında ilerlemişler, başkalarını geçmişlerdir. Bazen bunlar başka ilimlerde cahil ve ahmak mevkiine düşerler. Eskilerin riyaziyat hakkındaki sözleri bir delile dayanır. İlâhiyata ait sözleri ise tahmindir. Bunu ancak tecrübe eden ve bu ilimle meşgul olan bilir» dense kulağına girmez, kabul etmez. Nefsinin galebesi, tembellik arzuları, kendini akıllı göstermekten hoşlanması gibi haller onu bütün ilimlerde felsefecilere iyi gözle bakmakta ısrar etmeğe sevkeder.[5]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1599-1603)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3317-3319)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1290)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1435-1451)
  5. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 35