"Hoş" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 6. satır: | 6. satır: | ||
{{:Mesnevi 000116}} | {{:Mesnevi 000116}} | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000204}} | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
10.39, 19 Eylül 2011 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
|
Buğdayı toprak altına atarlar, sonra toprağından başaklar yaparlar. Onu daha sonra değirmende öğütürler; değeri artar ve cana can katan ekmek olur. Yine ekmeği dişlerle çiğnerler; akıl, can ve zeki anlayış olur. Yine o can aşkta yok olunca, ekinden sonra “Ekincilerin hoşlarına gidiyor” olur.[2] |
|
Bir müddet işler tersine döner; hırsız, bekçiyi darağacına götürür. Böylece nice sultan ve yüce himmetli, bir müddet kölesinin kölesi olur. Kulluk, görülmezken -yapıldığında- güzel ve hoştur. Kulluk yapmada gaybı gözetmek hoştur.[3] |
|
Nahoş meyve benim için hoş oldu. Bedenim için özel bir rızk ele geçti. Mademki ben boğazımdan dolayı rahatım, birkaç param var, bunu ona vereyim. Bu altını bu külfet çekene vereyim de iki üç güncük gıdayla hoş olsun.[4] |
|
İçten yakarır: "Ey Allah'ın! Verdiğini, verdim ve yoksul kaldım. Sermayemi temize ve kirliye döktüm.Ey sermaye veren padişah! Daha var mı?" Hak, buluta der: "Onu hoş yere götür. Sen de Ey Güneş! Onu yukarıya çek." Onu çeşitli yollara sürer,neticede onu sınırsız denize ulaştırır."[5] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3164-3167)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3630-3632)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 690-692)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 217-220)