"Para" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 5. satır: | 5. satır: | ||
{{:Mesnevi 000114}} | {{:Mesnevi 000114}} | ||
| − | [2/281] | + | [2/281] [[Tabla]]lar kırıldı ve [[can]]lar döküldü; [[iyi]] ve [[kötü]] birbirine karıştı. |
| − | [2/282] [[Allah]] [[peygamber]]leri [[kitap]]la gönderdi, | + | [2/282] [[Allah]] [[peygamber]]leri [[kitap]]la gönderdi, [[netice]]de [[tabak]] üzerinde bu taneleri seçti. |
| − | [2/283] Biz onlardan önce | + | [2/283] Biz onlardan önce [[aynı]]ydık. [[İyi]] ve [[kötü]] olduğumuzu kimse bilmiyordu. |
| − | [2/284] Kalp ve gerçek para | + | [2/284] [[Kalp]] ve [[gerçek]] [[para]] [[dünya]]da geçiyordu. Çünkü pek [[gece]]ydi ve biz de [[gece]] yürüyen gibiydik. |
{{:Mesnevi 000056}} | {{:Mesnevi 000056}} | ||
11.35, 18 Eylül 2011 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
Şu üçünü açıklamakta dudağını hareket ettirme: Geliş gidişinden, parandan ve düşüncenden -söz etme- |
| Bir mümin altın put bulsa, onu her putpereste nasıl bırakır? Bilakis alır, ateşe atıp eğreti şeklini yok eder. Böylece altında put şekli kalmaz, çünkü suret engel ve yol kesicidir. Putun altın özü, Hak vergisidir. Altın paradaki put şekli eğretidir.[2] |
[2/281] Tablalar kırıldı ve canlar döküldü; iyi ve kötü birbirine karıştı.
[2/282] Allah peygamberleri kitapla gönderdi, neticede tabak üzerinde bu taneleri seçti.
[2/283] Biz onlardan önce aynıydık. İyi ve kötü olduğumuzu kimse bilmiyordu.
[2/284] Kalp ve gerçek para dünyada geçiyordu. Çünkü pek geceydi ve biz de gece yürüyen gibiydik.
| Dikkat et! Kötü dostun işvelerini yutma. Tuzağı gör, yeryüzünde güvenli gitme sen.[3] |
|
Dünyada halis akçe geçer olmasaydı, kalp olanlar nasıl harcanırdı?[4] |
|
Çok kişi ay ışığında yolunu görmez; güneş doğunca yol görünür. Güneş, değiş tokuş edenleri tam olarak gösterir; şüphesiz çarşılar gündüz vaktinde olur. Böylece sahteyle, geçer olan para iyice görünür; böylece aldatma ve hileden uzak olunur. Güneşin ışığı yeryüzüne tam gelince, tacirler için âlemlere rahmet olur. Ancak kalpazanlarca çok nefret edilir; çünkü güneşle onun parası ve malı değersiz olur.[5] |
|
Nahoş meyve benim için hoş oldu. Bedenim için özel bir rızk ele geçti. Mademki ben boğazımdan dolayı rahatım, birkaç param var, bunu ona vereyim. Bu altını bu külfet çekene vereyim de iki üç güncük gıdayla hoş olsun.[6] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1048-1049)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2887-2890)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 254)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2915)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 21-25)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 690-692)