"Mal" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 9. satır: | 9. satır: | ||
{{:Mesnevi 000144}} | {{:Mesnevi 000144}} | ||
| − | + | {{:Mesnevi 000173}} | |
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
{{:Mesnevi 000139}} | {{:Mesnevi 000139}} | ||
19.58, 17 Eylül 2011 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
Adam çok mal ve hilati gördü, aldandı, memleketinden ve çocuklarından ayrıldı. Adam sevinçle, padişahıncanına kastettiğinden habersiz, yola koyuldu. Arap atına bindi ve neşeyle sürdü. Kendi kan bedelini -sanki- hilat bildi. Ey yüz kabulle, bizzat kendi ayağıyla kötü kaderine doğru yola çıkan kişi! Hayalinde mülk, izzet ve büyüklük vardı. Azrail "Evet git, elde edersin" dedi.[1] |
|
Aslan bu düşünceyle gülüşü açığa vuruyordu: Aslanın gülümsemelerine güvenme. Dünya malı Hakk'ın gülümsemeleridir; bizi serhoş, gururlu ve perişan eder.[2] |
[1/3717] Mal tohumdur, her çorak yere ekme. Kılıcı her yol kesicinin eline verme.
|
Hiç kimse, “Ey insanlar! Benim malım, ambarım ve sofram var, ekmek verin” der mi?[3] |
|
Ey oğul! Kimi istekli görürsen, onun dostu ol; önünde başını eğ. Çünkü isteklilerin civarında olmakla istekli olursun; galip gelenlerin gölgesinde bulunmakla galip olursun. Bir karınca Süleymanlık isterse, onun arayışına hafif hafif bakma. Mal ve meslekten senin neyin varsa önce istek ve bir düşünce değil miydi?[4] |
|
Her biri kendi aslına bağlıdır; ihtiyatlı ol, birbirine benzerler. Nitekim vesvese ve Elest vahyi; her ikisi akılla anlaşılır, fakat fark vardır. Her ikisi gönül çarşısının tellallarıdır, mallarını överler. Ey bey! Sen gönül sarrafıysan düşünceyi tanı. İki düşüncenin sırrını, esirci gibi ayırt et. Bu iki düşünceyi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.[5] |
|
Çok kişi ay ışığında yolunu görmez; güneş doğunca yol görünür. Güneş, değiş tokuş edenleri tam olarak gösterir; şüphesiz çarşılar gündüz vaktinde olur. Böylece sahteyle, geçer olan para iyice görünür; böylece aldatma ve hileden uzak olunur. Güneşin ışığı yeryüzüne tam gelince, tacirler için âlemlere rahmet olur. Ancak kalpazanlarca çok nefret edilir; çünkü güneşle onun parası ve malı değersiz olur.[6] |
|
Soysuz kişiye ilim ve fen öğretmek, yol kesicinin eline kılıç vermektir. Sarhoş bir zencinin eline kılıç vermek, ilmin, insan olmayanın eline geçmesinden daha iyidir. İlim, mal, unvan, makam ve başarı, soysuzların elinde fitnedir. Bundan dolayı delinin elinden kılıç almak için müminlere savaş farz oldu. Canı delidir, bedeni de kılıç; o çirkin huyludan kılıcı al. Makamın, cahillere çirkinlik adına yaptığını yüz aslan hiç yapabilir mi? Ayıbı gizlidir; alet/fırsat bulunca, yılanı delikten ovaya koşar. Cahil, acı buyruk padişahı olunca bütün ova yılan ve akreple dolar. Mal ve makam elde eden, insan olmayan kişi kendisinin rezilliğini istemiş olur. Ya cimrilik eder, bağış vermez; ya da cömertlik eder, yersiz yere bağış yapar. Şahı, piyadenin yerine kor; ahmağın verdiği bağış böyledir. Yetki bir sapığın eline geçinde makam sanır, kuyuya düşer. Yol bilmez, kılavuzluk eder; onun çirkin canı dünyayı yakar. Yokluk yolunun çocuğu pîrlik/önderlik yaparsa, takipçilerini talihsizlik gulyabanısı yakalar; "Gel, sana ay göstereyim," der; -ama- o temiz olmayan, asla ay görmemiştir. Ey ham cahil! Nasıl gösterirsin? Ömründe ayın aksini suda dahi görmedin ki! Ahmaklar başkan oldular, akıllılar da korkudan başlarını kilimin altına soktular.[7] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 190-194)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3038-3039)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3269)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(3. kitap, 1445-1448)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 3488-3492)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 21-25)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1435-1451)