"Üstünlük" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| (Aynı kullanıcının aradaki diğer 14 değişikliği gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
==Göndermeler== | ==Göndermeler== | ||
===Atasözü=== | ===Atasözü=== | ||
| − | + | {{:AS00002}} | |
| + | === Mevlânâ'dan === | ||
| + | {{:Mesnevi 000005}} | ||
| − | + | {{:Mesnevi 000124}} | |
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | + | {{:Mesnevi 000150}} | |
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000086}} | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000218}} | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
| + | [[Category:Mevlânâ]] | ||
| + | [[Category:Atasözü]] | ||
17.47, 19 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Göndermeler[düzenle]
Atasözü[düzenle]
| Akıl akıldan üstündür. |
Mevlânâ'dan[düzenle]
| Kâfirler üstünlük iddiasında maymun tabiatlıdır. Tabiat sinede bir afettir.
İnsanoğlu ne yaparsa, maymun da onu yapar; sürekli insanda gördüğünü yapar. “Ben onun gibi yaptım” zanneder. Farkı nasıl bilecek, bu husumet yanlısı? Bu emirden dolayı yapar, o ise husumet için. Husumet yanlılarının başına toprak dök. O münafık, emre uyanla birlikte husumet için namaza durur, niyaz için değil.[1] |
|
Halife Leyla'ya dedi: “O, sen misin? Mecnun senden dolayı mı perişan oldu ve kendini kaybetti? |
|
Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin. Üstün değildir, seni nasıl üstün yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak. Kendisinin ışığı olmayınca, yakınlıkta başkaları ondan nasıl ışık bulacak. Göze ilaç yapan kör gibi. Gözlere ne çeker? Ancak yeşim taşı. Bizim durumumuz fakirlikte ve eziyete budur. Hiçbir misafir bize aldanmasın. On yıllık kıtlığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak. Bizim dışımız iddiacının içi gibi; gönlünde karanlık, dilindeyse parlaklık. Allah'tan ne bir kokusu, ne iz var; iddiası Şit'ten ve Âdem'den fazla. Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha üstünüz” der. Kendisinin bizzat bir adam olduğu sanılsın diye dervişlerin sözünü çokça çalmıştır. Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise Yezid utanır. Gökyüzünün ekmek ve sofrasından azıksızdır; Hakk onun önüne bir kemik atmadı. O ise seslenmiş: “Sofra kurdum, Hakk'ın vekiliyim, halife oğluyum. Haydi çok mihnetli saf gönüllüler, cömertlik soframdan doyuncaya dek hiç yiyin.” İnsanlar yıllarca yarın vaadiyle o kapının etrafında dolaşmış, yarın gelmez. İnsanın sırrının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir: Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı? Bir şey olmadığı anlaşılınca isteklinin ömrü gitmiş olur, anlamak ne fayda?[3] |
|
İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler. Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa, İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir. -İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar. Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır; Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye; Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[4] |
|
Senin elin, "Allah'ın eli, onların elinin üstündedir"[5] olan biat sahiplerinden olur; Elini pîrin, bilen ve büyük olan hikmet sahibi pîrin eline verdiğinde. Çünkü o, zamanının peygamberidir. Ey mürit! Ondan peygamber nuru açığa çıkar; Dinde, Hudeybiye'de hazır bulunursun ve o biat eden sahabeye eş olursun.[6] |
Notlar[düzenle]
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 281-285)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 408-409)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2265-2282)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)
- ↑ Kur'ân-ı Kerim, Feth, 48/10
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 740-744)