Kaynak
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
Gönüllerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın güzellik görürler. Bilimin şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir. Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular.[1] |
|
Beş duyu birbiriyle birleşmiştir; bu her beşi yüksek bir asıldan yetişmiştir. Birinin gücü, kalanın gücü olur; her biri, geri kalana sakîlik eder. Gözün görmesi, aşkı artırır; aşk, gözde doğruluğu artırır. Doğruluk her hissin uyanmasıdır; duygulara zevk arkadaş olur. Bir his ilerleyişte bağını çözdüğünde geriye kalan hisler hep değişir. Bir his hissedilenlerden başkasını gördüğünde, gayb bütün hislere görünür. Sürüden bir koyun ırmaktan sıçradığında, o zaman art arda hepsi öte yana sıçrar. Duygu koyunlarını sür, “Yeşillikleri çıkardı” otlağında otlat. Böylece orada sümbül ve reyhan otlar, hakikatler bahçesine yol alırlar. Her hissin, hislerin habercisi olur; bu şekilde birer birer o cennete doğru gider. Hisler senin hissine gerçek, mecaz ve dil olmaksızın sır söyler. Çünkü bu hakikat yorulanablir ve bu vehimlenme hayallere düşürme kaynağıdır. |
|
Bir adam dört kişiye bir dirhem verdi. Biri, “Bunu engûra vereyim” dedi. Diğer biri Araptı “Hayır, ben ineb istiyorum, Ey düzenci!” dedi. Biri Türk'tü ve “Bu, benim; ben ineb istemiyorum, üzüm istiyorum” dedi Bir Rum, “Bu konuşmayı bırakın. İstâfil istiyoruz” dedi. O kişiler çekişerek savaşa girişti; çünkü adların sırrından habersizdiler. Aptallıkla birbirlerini yumrukladılar; cahillikle dolu ve bilgiden boştular. Bir sır sahibi, yüz dilli bir aziz kişi bulunsaydı onları barıştırırdı. Sonra o derdi: “Ben, bu bir dirhemle hepinizin arzusunu veriyorum. Gönlünüzü hilesiz olarak teslim ederseniz, bu dirheminiz birkaç iş yapar. Bir dirheminiz, dört olur; istek, tamamdır. Dört düşman birleşerek bir olur. Her birinizin dediği, savaş ve ayrılık doğurur; benim sözüm, sizi birleştirir. Öyleyse siz susun. Susunuz da, konuşmada sizin diliniz ben olayım.” Sözünüz bir biçimde görünse de, tesir olarak kavga ve öfke kaynağıdır.[3] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3491-3493)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3222-3233)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3667-3679)