Bilgi

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 06.58, 8 Aralık 2009 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Toprağa ve balçığa bilgi ışığı vurdu; böylece toprak tohum kabul eder oldu.
Toprak güvenilirdir. Ona ne ekersen hıyanet olmaksızın aynı cinsi alırsın.[1]

Surette güzeller arasında fark olduğu gibi beşerin aklında bu farklılık vardır.

Ahmed bir sözünde bu şekilde buyurdu: “Erkeklerin güzelliği dillerinde gizlidir.”

Akılların farklılığı, yaratılıştadır; sünnilere uygun olarak dinlemek gerekir;

-Bu- Mutezile olanların -şu- sözünün aksinedir: “Akıllar yaratılışta aynı orandadır.

Tecrübe ve eğitim, onu azaltır ve çoğaltır; böylece birini, birinden daha bilgili yapar.”

Bu batıldır; mesela bir meslekte tecrübesi buunmayan çocuğun görüşü;

O küçük çocuktan bir düşünce doğar da yaşlı kişi yüz tecrübesine rağmen onu hissetmez.

Yaratılıştan bulunan, çalışma ve düşünmeyle olan üstünlükten bizzat üstün ve daha iyidir.[2]

Sebep bilinmeyince hastalığın ilacı zordur; onda yüz ihtimal vardır.

Sebebi bilirsen kolaydır; sebepleri bilmek, bilgisizliği defeder.[3]

Zamanının peygamberinden ayrılma; kendi bilgine ve adımına yaslanma.
Kılavuzsuz yol gidersen, aslan olsan da gururlanır, sapıklık ve rüsvalık içinde olursun.[4]

Bu akıl, öğrenmeye ve anlamaya kabiliyetlidir; ama vahiy sahibi ona öğretir.

Bütün sanatların öncesi, kesin olarak vahiydendir; ancak akıl onu artırdı.

Bak, bu aklımız hiçbir sanatı ustasız öğrenebilir mi?

Hilede kılı yararsa da, hiçbir meslek ustasız ele geçmez.

Sanatın bilgisi bu akıldan olsaydı, her hangi bir meslek ustasız elde edilirdi.[5]

Hallac-ı Mansur'dan

“Başka delîl yok, yoktur başka delîl! Dikkat et ey alîl! Ve feylosof hikmetleri, Onun hikmeti yanında, kum tümseği gibi zelîl.”[6]

İmam-ı Gazali'den

Çünkü bu hastalığın[7] tedavisi ancak delil ile mümkün olabilirdi. Bir delilin ikamesi de ancak ulûmu evvelin dediğimiz bilgilerden meydana gelir. Bu da müsellem[8] olmazsa delil yapmak da mümkün olmaz. Bu suretle hastalığın giderilmesine imkân bulunmadı.[9]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 509-510)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1536-1543)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 271-272)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 541-542)
  5. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1295-1299)
  6. Hüseyin b. Mansur, Kitâb'üt-Tavâsin, Yaşar Nuri Öztürk(1976) içinde, s.75
  7. Akıl ile tevehhüm edilen her şeyin asılsız bir takım hayaller olması ihtimali ile beliren güvensizlik hissinin.[DrOS]
  8. Müsele, kabul edilmiş demektir.
  9. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 19-20