"Av" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
28. satır: 28. satır:
 
[[Süleyman]] gibi ol da, [[cin]]lerin senin köşkün için taş kessin.
 
[[Süleyman]] gibi ol da, [[cin]]lerin senin köşkün için taş kessin.
 
[[Süleyman]] gibi [[vesvese]]siz ve [[hile]]siz ol; o zaman [[cin]] ve [[dev]] buyruğuna uyar.
 
[[Süleyman]] gibi [[vesvese]]siz ve [[hile]]siz ol; o zaman [[cin]] ve [[dev]] buyruğuna uyar.
Senin [[yüzük|yüzüğ]]ün bu [[gönül]]dür; dikkat et de, [[yüzük]] [[cin]]in [[av]]ı olmasın.
+
Senin [[yüzük|yüzüğ]]ün bu [[gönül]]dür; dikkat et de, [[yüzük]] [[cin]]in avı olmasın.
 
O zaman [[cin]], yüzükle senin üzerinde sürekli Süleymanlık eder. Sakın! Vesselâm.
 
O zaman [[cin]], yüzükle senin üzerinde sürekli Süleymanlık eder. Sakın! Vesselâm.
 
Ey [[gönül]]! O [[Süleyman]]lık ortadan kalkmamıştır; senin başında ve kalbinde [[Süleyman]]lık edici vardır.
 
Ey [[gönül]]! O [[Süleyman]]lık ortadan kalkmamıştır; senin başında ve kalbinde [[Süleyman]]lık edici vardır.

10.57, 7 Kasım 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mevlânâ'dan

O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti,
Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz.
Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür.
Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme.
Onları kazanca ve ava çekip götürür; onları madene ve denizlere götürür.
Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[1]
Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık.
Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur.
Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur.
Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar.
Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır.
O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi.
Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı.
Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.
Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.
O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.
Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür.
Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır.
Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur.
Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler.
Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler:
"Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."[2]


Ey kerem sahipleri! Mescid-i Aksâ yapın. Zira Süleyman tekrar geldi; vesselâm. Cinler ve periler bundan geri durursa, melekler hepsini çembere alır. Süleyman gibi ol da, cinlerin senin köşkün için taş kessin. Süleyman gibi vesvesesiz ve hilesiz ol; o zaman cin ve dev buyruğuna uyar. Senin yüzüğün bu gönüldür; dikkat et de, yüzük cinin avı olmasın. O zaman cin, yüzükle senin üzerinde sürekli Süleymanlık eder. Sakın! Vesselâm. Ey gönül! O Süleymanlık ortadan kalkmamıştır; senin başında ve kalbinde Süleymanlık edici vardır. Cin de bir zaman Süleymanlık eder; fakat her dokumacı nasıl atlas dokur? Elini onun eli gibi hareket ettirir, ancak onların arasında iyice fark vardır.[3]

Notlar

  1. (Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(4. kitap, 1113-1134)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1145-1154)