"Aşk" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 2. satır: | 2. satır: | ||
==Göndermeler== | ==Göndermeler== | ||
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === | === Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === | ||
| − | |||
[1/31]Aşkın âşığa meyli yoksa, âşık kanatsız bir kuş gibi kalır. Yazık! | [1/31]Aşkın âşığa meyli yoksa, âşık kanatsız bir kuş gibi kalır. Yazık! | ||
| − | |||
---- | ---- | ||
| − | |||
[1/217] Çünkü [[ölü]]lerin aşkı, [[kalıcı]] değildir. Çünkü [[ölü]], bize dönüp gelmez. | [1/217] Çünkü [[ölü]]lerin aşkı, [[kalıcı]] değildir. Çünkü [[ölü]], bize dönüp gelmez. | ||
| 12. satır: | 9. satır: | ||
[1/219] [[Baki]] olanın aşkını seç, [[can]]a [[can]] katan [[şarap|şarab]]ın [[saki]]sidir o. | [1/219] [[Baki]] olanın aşkını seç, [[can]]a [[can]] katan [[şarap|şarab]]ın [[saki]]sidir o. | ||
| + | ---- | ||
| + | [1/408] [[Halife]] [[Leyla]]'ya dedi: “O, sen misin? [[Mecnun]] senden dolayı mı perişan oldu ve kendini kaybetti? | ||
| + | |||
| + | [1/409] Sen diğer güzellerden [[üstünlük|üstün]] değilsin!” -[[Leyla]]- dedi: “Sus! Zira sen [[Mecnun]] değilsin.” | ||
| + | ---- | ||
| + | [4-1113] O, o caminin temelini koyduğunda [[cin]] ve [[insan]]lar gelip [[iş]]e girişti, | ||
| + | |||
| + | [4-1114] [[Kul]]ların [[ibadet]] [[yol]]unda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de [[isteksiz]]. | ||
| + | |||
| + | [4-1115] [[Halk]] [[cin]]lerdir, [[şehvet]] de [[zincir]]; [[şehvet]] onları [[dükkân]]a ve ota çekip götürür. | ||
| + | |||
| + | [4-1116] Bu [[zincir]] [[korku]] ve [[şaşkınlık]]tandır. Sen, bu [[halk]]ı [[zincir]]siz görme. | ||
| + | |||
| + | [4-1117] Onları [[kazanç|kazanc]]a ve [[av]]a çekip görürür; onları [[maden]]e ve [[deniz]]lere götürür. | ||
| + | |||
| + | [4-1118] Onları [[iyi]] ve [[kötü]] yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."<ref>(Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)</ref> | ||
| + | |||
| + | [4-1119] Boyunlarına ip bağladık; [[ahlâk]]larından ip yaptık. | ||
| + | |||
| + | [4-1120] [[Amel defteri]] boynuna asılı olmayan hiçbir [[ahlâk]]ı bozuk ve [[ahlâk]]ı temiz kişi yoktur. | ||
| + | |||
| + | [4-1121] Senin [[kötü]] [[iş]]teki [[hırs]]ın, [[ateş]] gibidir. Kor [[ateş]], [[ateş]]in hoş renginden dolayı hoştur. | ||
| + | |||
| + | [4-1122] [[Kömür]]ün o siyahlığı [[ateş]]te gizlidir; [[ateş]] gittiğinde [[karanlık|karanlığ]]ı ortaya çıkar. | ||
| + | |||
| + | [4-1123] Siyah [[kömür]] senin [[hırs]]ından kor [[ateş]] olur; [[hırs]]ın gittiğinde o bozuk [[kömür]] ortada kalır. | ||
| + | |||
| + | [4-1124] O anda o [[kömür]], kor [[ateş]] görünüyordu; bu, [[iş]]in [[güzellik|güzelliğ]]inden değildi, [[hırs]] [[ateş]]iydi. | ||
| + | |||
| + | [4-1125] [[Hırs]] senin [[iş]]ini süslemişti; [[hırs]] gitti ve [[iş]]in kara kaldı. | ||
| + | |||
| + | [4-1126] [[Ahmak]] olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır. | ||
| + | |||
| + | [4-1127] [[Can]]ı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır. | ||
| + | |||
| + | [4-1128] O [[tuzak]], [[heves]]inden dolayı yem görünüyordu; -bu,- [[hırs]] gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı. | ||
| + | |||
| + | [4-1129] [[Din]] ve [[hayır]] [[iş]]inde [[hırs]] ara; [[hırs]] kalmazsa, -bu işler yine- [[güzel]] yüzlüdür. | ||
| + | [4-1130] [[Hayır]]lar [[güzel]]dir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; [[hırs]] [[ateş]]i giderse [[hayır]] [[ateş]]i kalır. | ||
| − | ---- | + | [4-1131] [[Dünya]] [[iş]]inde [[hırs]] [[ateş]]i gidince, parlak kor [[ateş]]ten -geriye- [[kömür]] kalmış olur. |
| + | |||
| + | [4-1132] [[Hırs]], [[çocuk]]ları aldatır da [[gönül]] [[zevk]]inden eteklerini -at gibi- sürerler. | ||
| − | [ | + | [4-1133] [[Çocuk]]tan o [[kötü]] [[hırs]] gidince, diğer [[çocuk]]lara güler: |
| − | [ | + | [4-1134] "Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü." |
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
15.49, 6 Kasım 2008 tarihindeki hâli
ayrıca bknz. aşık
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[1/31]Aşkın âşığa meyli yoksa, âşık kanatsız bir kuş gibi kalır. Yazık!
[1/217] Çünkü ölülerin aşkı, kalıcı değildir. Çünkü ölü, bize dönüp gelmez.
[1/218] Dirinin aşkı, ruhta ve gözde her an goncadan daha tazedir.
[1/219] Baki olanın aşkını seç, cana can katan şarabın sakisidir o.
[1/408] Halife Leyla'ya dedi: “O, sen misin? Mecnun senden dolayı mı perişan oldu ve kendini kaybetti?
[1/409] Sen diğer güzellerden üstün değilsin!” -Leyla- dedi: “Sus! Zira sen Mecnun değilsin.”
[4-1113] O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti,
[4-1114] Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz.
[4-1115] Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür.
[4-1116] Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme.
[4-1117] Onları kazanca ve ava çekip görürür; onları madene ve denizlere götürür.
[4-1118] Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[2]
[4-1119] Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık.
[4-1120] Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur.
[4-1121] Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur.
[4-1122] Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar.
[4-1123] Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır.
[4-1124] O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi.
[4-1125] Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı.
[4-1126] Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.
[4-1127] Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.
[4-1128] O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.
[4-1129] Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür.
[4-1130] Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır.
[4-1131] Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur.
[4-1132] Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler.
[4-1133] Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler:
[4-1134] "Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."