"Hak" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k (Yeni sayfa: ==Göndermeler== === İmam-ı Gazali'den === {{:Gazali:00016}} ==Notlar == <references/> Category:Gazali)
 
k
 
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
 
=== İmam-ı Gazali'den ===
 
=== İmam-ı Gazali'den ===
 +
{{:Gazali:00001_1}}
 
{{:Gazali:00016}}
 
{{:Gazali:00016}}
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Gazali]]
 
[[Category:Gazali]]

07.51, 23 Şubat 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Göndermeler[düzenle]

İmam-ı Gazali'den[düzenle]

Asıl yardılışın hakikatı ile anne ve babayı, üstadtaklid etmekle meydana gelen arızî akıdelerin hakikatini araştırmayı arzu ettim. Evvelleri telkinattan ibaret olan bu taklitleri birbirinden ayırmak hususunda kalbimde bir arzu belirdi. Halbuki bunlarda hakkı batıldan tefrik ve temyiz etmek hususunda birçok ihtilâflar vardır. (Bunun içinden nasıl çıkılır diye) kendi kendime düşündüm ve dedim ki, benim yegâne arzum, işlerin hakikatini bilmektir. Binaenaleyh ilmin hakikatini aramak behemhal lâzımdır.[1]
İşte bu, aklı zayıf olanların âdetidir. Hakk´ı adam ile tanırlar da adamı hak ile tanımazlar. Akıl sahibi olan kimse bu husuta akıllıların ulusu Hz. Ali (R. A.) e uyar. O şöyle buyurmuştur: «Hakkı adamla bilemezsin. Önce hakk´ı tanı, sonra dolayısiyle ehlini tanırsın» Şu haldeakıllı kimse hakkı tanır. Sonra işittiği söze bakar. O söz hak ise kabul eder, Söyleyen ister bozuk fikirli olsun, ister doğru fikirli hattâ çok defa sapık fikirlilerin sözlerinden hakikatı aramaya uğraşır. Bilir ki, altın madeninin çıktığı yer topraktır. Bir sarrafın kendi anlayışına itimadı oldukça kalpazanın kesesine elini sokup halis altını kalpından ayırarak çıkarmasında bir zarar düşünülemez. Kalpazanla muamelede ancak köylü zarar görür, sanatının ehli olan sarraf değil. Yılana dokunmaktan çocuk men edilir, dualı ve efsulu ya´ni yılan tutmakta mahareti olan menedilmez. Hayatıma yemin ederim ki insanların çoğu hakk´ı batıldan doğruyu eğriden ayırmak hususunda kendilerinin mahir ve hâzık olduklarını zannederler. Bu itibarla mümkün olduğu kadar hepsini sapıkların kitaplarını mütalâa etmekten menetmek, kapıyı kapamak vacip olmuştur.[2]

Notlar[düzenle]

  1. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 14
  2. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 43-44