"Ahlâk" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
7. satır: 7. satır:
 
Onları [[kazanç|kazanc]]a ve [[av]]a çekip götürür; onları [[maden]]e ve [[deniz]]lere götürür.<br>
 
Onları [[kazanç|kazanc]]a ve [[av]]a çekip götürür; onları [[maden]]e ve [[deniz]]lere götürür.<br>
 
Onları [[iyi]] ve [[kötü]] yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."<ref>(Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)</ref><br>
 
Onları [[iyi]] ve [[kötü]] yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."<ref>(Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)</ref><br>
Boyunlarına ip bağladık; [[ahlâk]]larından ip yaptık.<br>
+
Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık.<br>
[[Amel defteri]] boynuna asılı olmayan hiçbir [[ahlâk]]ı bozuk ve [[ahlâk]]ı temiz kişi yoktur.<br>
+
[[Amel defteri]] boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur.<br>
 
Senin [[kötü]] [[iş]]teki [[hırs]]ın, [[ateş]] gibidir. Kor [[ateş]], [[ateş]]in hoş renginden dolayı hoştur.<br>
 
Senin [[kötü]] [[iş]]teki [[hırs]]ın, [[ateş]] gibidir. Kor [[ateş]], [[ateş]]in hoş renginden dolayı hoştur.<br>
 
[[Kömür]]ün o siyahlığı [[ateş]]te gizlidir; [[ateş]] gittiğinde [[karanlık|karanlığ]]ı ortaya çıkar.<br>
 
[[Kömür]]ün o siyahlığı [[ateş]]te gizlidir; [[ateş]] gittiğinde [[karanlık|karanlığ]]ı ortaya çıkar.<br>

09.08, 7 Kasım 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mevlânâ'dan

O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti,
Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz.
Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür.
Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme.
Onları kazanca ve ava çekip götürür; onları madene ve denizlere götürür.
Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[1]
Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık.
Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur.
Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur.
Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar.
Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır.
O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi.
Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı.
Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.
Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.
O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.
Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür.
Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır.
Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur.
Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler.
Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler:
"Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."[2]

Notlar

  1. (Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1113-1134)