"Düşünce" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
57. satır: 57. satır:
  
 
[3/3492] Bu iki düşünceyi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.
 
[3/3492] Bu iki düşünceyi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.
 
+
----
 +
[4/529] Düşüncede [[ilk]] olan, [[iş]]te [[sonra]] ortaya çıkar; özellikle de [[ezel]] vasfı bulunan düşünce olursa.
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]

08.23, 6 Kasım 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[1/1048] Şu üçünü açıklamakta dudağını hareket ettirme: Geliş gidişinden, parandan ve düşüncenden -söz etme-

[1/1049] Çünkü bu üçünün hasmı çoktur. Düşman onu bilince, sana pusu kurar.


[1/2475] Kendisini define sanmakta olduğun şeyin zannıyla defineyi kaybediyorsun.

[1/2476] Sen vehmi ve düşünceleri yapı gibi bil. Yapıların olduğu yerde define olmaz.

[1/2477] Bayındır yapıda, varlık ve savaş vardır. Yok, varlardan utanç duyar.


[1/3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.

[1/3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.

[1/3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.

[1/3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”

[1/3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.

[1/3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.

[1/3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.

[1/3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.

[1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.


[1/3491] Gönüllerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın güzellik görürler.

[1/3492] Bilimin şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir.

[1/3493] Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular.


[2/174] Beyin ve gönül olmadan düşünceyle doluydular; ordusuz ve savaşsız zafere erdiler.

[2/174] O apaçık görme, onlara göre düşüncedir; yoksa uzak olanlara göre görmektir.

[2/174] Düşünce, geçmiş ve gelecekten olur. Bu ikisinden kurtulunca güçlük çözülür.

[2/174] Her nitelikliyi niteliksizken görmüşlerdir. Madenden önce gerçeği ve sahteyi görmüşlerdir.


[2/231] Yine diyordu: “İhtiyat, senin kötü düşünmendir. Kötü düşünceli olmayan, nasıl sağlam kalır?”


[3/1116] Düşünceyi kapıp götürmesi için hayret gerekir; hayret, fikri ve zikri yer.


[3/3488] Her biri kendi aslına bağlıdır; ihtiyatlı ol, birbirine benzerler.

[3/3489] Nitekim vesvese ve Elest vahyi; her ikisi akılla anlaşılır, fakat fark vardır.

[3/3490] Her ikisi gönül çarşısının tellallarıdır, mallarını överler. Ey bey!

[3/3491] Sen gönül sarrafıysan düşünceyi tanı. İki düşüncenin sırrını, esirci gibi ayırt et.

[3/3492] Bu iki düşünceyi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.


[4/529] Düşüncede ilk olan, işte sonra ortaya çıkar; özellikle de ezel vasfı bulunan düşünce olursa.

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.