"Münafık" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
 
(Aynı kullanıcının aradaki bir diğer değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
 
{{:Mesnevi 000005}}
 
{{:Mesnevi 000005}}
  
[1/292] Mîm, vâv, mâm ve nûn harfleri [[şeref]]lendirmez. «[[Mümin]]» [[kelime]]si sadece [[tanım]]lamak içindir.
+
{{:Mesnevi 000186}}
  
 
{{:Mesnevi 000134}}
 
{{:Mesnevi 000134}}

10.45, 18 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Göndermeler[düzenle]

Mevlânâ'dan[düzenle]

Kâfirler üstünlük iddiasında maymun tabiatlıdır. Tabiat sinede bir afettir.

İnsanoğlu ne yaparsa, maymun da onu yapar; sürekli insanda gördüğünü yapar.

“Ben onun gibi yaptım” zanneder. Farkı nasıl bilecek, bu husumet yanlısı?

Bu emirden dolayı yapar, o ise husumet için. Husumet yanlılarının başına toprak dök.

O münafık, emre uyanla birlikte husumet için namaza durur, niyaz için değil.[1]

Mîm, vâv, mâm ve nûn harfleri şereflendirmez. «Mümin» kelimesi sadece tanımlamak içindir.[2]

Senin nefis eşeğin gitti. Onu bir çiviye bağla. Ne zamana kadar ve yükten kaçacak, ne zamana kadar?

Onun taşımasına değer şey, sabır ve şükür yüküdür; ister yüz yıl süresince, ister otuz, yirmi yılda.

Hiçbir günahkâr başkasının günahını almaz; hiç kimse bir şey ekmedikçe biçemez.

Ham tamahtır bu. Ey oğul! Ham yeme. Ham yemek insanda hastalık yapar:

“Şu filan ansızın define buldu, ben aynısını istiyorum, ne ne dükkân” demek gibi.

Bu, talih işidir. O da nadirdir. Beden güçlü oldukça kazanmak gerekir.

Kazanmak defineye nasıl mani olur? İşten ayağını çekme, define bizzat ardındadır.

Bu şekilde, “Bunu yapsaydım ya da şu diğerini” diye «eğer»e tutsak olmayasın.

Çünkü uyumlu peygamber «eğer» demekten menetti ve "O, münafıklıktandır" dedi.

Zira o münafık «eğer» diyerek öldü ve «eğer» demekten ancak hasret elde etti.[3]

Bu sualin faydası yoksa bunu, abes ve yararsızca niçin dinleyeyim.

Senin sorunun birçok faydası varsa o zaman, cihan peki niçin faydasız olsun?

Dünya bir yönden faydasızsa, diğer yönlerden fayda doludur.

Senin faydan bana fayda değilse, sana faydaysa ondan geri durma.

Yusuf'un güzelliği, kardeşlerine yersiz ve fazlalık idiyse de bir âleme faydaydı.

Davud'un sesi, öyle sevgiliydi ki, Ama mahrum kişiye göre odun sesiydi.

Nil'in suyu, abıhayattan üstündü, fakat mahrum ve inkârcı olana kan idi.

Şehitlik, mümine dirliktir; münafık kişiye göreyse ölmek ve parça parça olmaktır.

İnek ve eşek için şekerde ne fayda vardır? Her canın başka bir gıdası vardır.[4]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 281-285)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 292)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 726-735)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 1067-1073)