"İsteksiz" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k (Yeni sayfa: ==Göndermeler== === Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === [4-1113] O, o camini...)
 
k (Sayfa içeriği '==Göndermeler== === Mevlânâ'dan === {{:Mesnevi 000078}} ==Notlar == <references/> Category:Mevlânâ' ile değiştiriliyor)
 
(Aynı kullanıcının aradaki bir diğer değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> ===
+
=== Mevlânâ'dan ===
[4-1113] O, o caminin temelini koyduğunda [[cin]] ve [[insan]]lar gelip [[iş]]e girişti,
+
{{:Mesnevi 000078}}
 
 
[4-1114] [[Kul]]ların [[ibadet]] [[yol]]unda oldukları gibi bir bölüğü [[aşk]]la ve bir bölüğü de isteksiz.
 
 
 
[4-1115] [[Halk]] [[cin]]lerdir, [[şehvet]] de [[zincir]]; [[şehvet]] onları [[dükkân]]a ve ota çekip götürür.
 
 
 
[4-1116] Bu [[zincir]] [[korku]] ve [[şaşkınlık]]tandır. Sen, bu [[halk]]ı [[zincir]]siz görme.
 
 
 
[4-1117] Onları [[kazanç|kazanc]]a ve [[av]]a çekip görürür; onları [[maden]]e ve [[deniz]]lere götürür.
 
 
 
[4-1118] Onları [[iyi]] ve [[kötü]] yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."<ref>(Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)</ref>
 
 
 
[4-1119] Boyunlarına ip bağladık; [[ahlâk]]larından ip yaptık.
 
 
 
[4-1120] [[Amel defteri]] boynuna asılı olmayan hiçbir [[ahlâk]]ı bozuk ve [[ahlâk]]ı temiz kişi yoktur.
 
 
 
[4-1121] Senin [[kötü]] [[iş]]teki [[hırs]]ın, [[ateş]] gibidir. Kor [[ateş]], [[ateş]]in hoş renginden dolayı hoştur.
 
 
 
[4-1122] [[Kömür]]ün o siyahlığı [[ateş]]te gizlidir; [[ateş]] gittiğinde [[karanlık|karanlığ]]ı ortaya çıkar.
 
 
 
[4-1123] Siyah [[kömür]] senin [[hırs]]ından kor [[ateş]] olur; [[hırs]]ın gittiğinde o bozuk [[kömür]] ortada kalır.
 
 
 
[4-1124] O anda o [[kömür]], kor [[ateş]] görünüyordu; bu, [[iş]]in [[güzellik|güzelliğ]]inden değildi, [[hırs]] [[ateş]]iydi.
 
 
 
[4-1125] [[Hırs]] senin [[iş]]ini süslemişti; [[hırs]] gitti ve [[iş]]in kara kaldı.
 
 
 
[4-1126] [[Ahmak]] olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.
 
 
 
[4-1127] [[Can]]ı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.
 
 
 
[4-1128] O [[tuzak]], [[heves]]inden dolayı yem görünüyordu; -bu,- [[hırs]] gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.
 
 
 
[4-1129] [[Din]] ve [[hayır]] [[iş]]inde [[hırs]] ara; [[hırs]] kalmazsa, -bu işler yine- [[güzel]] yüzlüdür.
 
 
 
[4-1130] [[Hayır]]lar [[güzel]]dir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; [[hırs]] [[ateş]]i giderse [[hayır]] [[ateş]]i kalır.
 
 
 
[4-1131] [[Dünya]] [[iş]]inde [[hırs]] [[ateş]]i gidince, parlak kor [[ateş]]ten -geriye- [[kömür]] kalmış olur.
 
 
 
[4-1132] [[Hırs]], [[çocuk]]ları aldatır da [[gönül]] [[zevk]]inden eteklerini -at gibi- sürerler.
 
 
 
[4-1133] [[Çocuk]]tan o [[kötü]] [[hırs]] gidince, diğer [[çocuk]]lara güler:
 
 
 
[4-1134] "Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."
 
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]

13.45, 11 Kasım 2008 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Göndermeler[düzenle]

Mevlânâ'dan[düzenle]

O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti,

Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz.

Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür.

Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme.

Onları kazanca ve ava çekip götürür; onları madene ve denizlere götürür.

Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[1]

Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık.

Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur.

Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur.

Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar.

Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır.

O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi.

Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı.

Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.

Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.

O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.

Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür.

Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır.

Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur.

Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler.

Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler:

"Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."[2]

Notlar[düzenle]

  1. (Kur'ân-ı Kerim, Leheb, 111/5)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1113-1134)