"İlk" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 7 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
=== Mevlânâ'dan ===
[[Düşünce]]de ilk olan, [[iş]]te [[son]]ra ortaya çıkar; özellikle de [[ezel]] vasfı bulunan [[düşünce]] olursa.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 529)</ref>
+
{{:Mesnevi 000082}}
----
+
 
[[İhsan]] sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle [[altın]] biriktirip [[şair]]leri bekler.<br>
+
{{:Mesnevi 000140}}
Onlara göre bir [[şiir]], yüz kumaş yükünden daha [[iyi]]dir; özellikle de derinden [[inci]] çıkaran [[şair]] olursa,<br>
+
 
[[İnsan]] ilk olarak [[Ekmek|ekmeğ]]e [[hırs]] duyar; çünkü azık ve [[ekmek]] [[can]]ın direğidir.<br>
+
{{:Mesnevi 000086}}
-İnsan- [[hırs]] ve [[istek|isteğ]]inden [[kazanç|kazanc]]a doğru, [[gasp]]a ve yüz [[hile]]ye doğru [[can]]ını avucuna koyup çabalar.<br>
+
 
Nadir olarak [[ekmek|ekmeğ]]e ihtiyacı olmadığında [[ün]]e ve [[şair]]lerin övgüsüne [[âşık]]tır;<br>
+
{{:Mesnevi 000026}}
[[Soy]]unu ve [[iş]]lerini yüceltsinler, onun [[üstünlük|üstünlüğ]]ünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;<br>
+
 
[[Haşmet]]i ve [[altın]] bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)</ref>
+
{{:Mesnevi 000079}}
----
+
 
Bu [[akıl]], [[öğrenme]]ye ve [[anlama]]ya [[kabiliyet]]lidir; ama [[vahiy]] sahibi ona öğretir.<br>
+
{{:Mesnevi 000039}}
Bütün [[sanat]]ların öncesi, kesin olarak [[vahiy]]dendir; ancak [[akıl]] onu artırdı.<br>
 
Bak, bu [[Akıl|akl]]ımız hiçbir [[sanat]]ı [[usta]]sız öğrenebilir mi?<br>
 
[[Hile]]de kılı yararsa da, hiçbir [[meslek]] [[usta]]sız ele geçmez.<br>
 
[[Sanat]]ın [[bilgi]]si bu [[akıl]]dan olsaydı, her hangi bir [[meslek]] [[usta]]sız elde edilirdi.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1295-1299)</ref>
 
----
 
İnek, kasaplardan haberdar olsaydı, onların peşinde o [[dükkân]]a nasıl giderdi?
 
Veya onların avucundan ot yer miydi veya okşamalarıyla onlara süt verir miydi?
 
Yeseydi, otun [[amaç|amac]]ından [[haberdar]] olsaydı o otu nasıl hazmederdi?
 
Öyleyse bu [[dünya]]nın direği bizatihi[[ gaflet]]tir. [[Devlet]] nedir? Bu "dev (koş)", "let (dayak)" ile birliktedir.
 
Öncesinde koş, koş; sonunda dayak ye; bu viranede eşek ölümünden başka bir şey yoktur.
 
Senin elinle ciddiyetle tutuğun [[iş]]in [[ayıp|ayıb]]ı şimdi sana örtülüdür.
 
Allah, [[ayıp|ayıb]]ını senden gizlediği için kendini [[iş]]ine verebiliyorsun.
 
Aynı şekilde hararetle bağlı bulunduğun [[düşünce]]nin [[ayıp|ayıb]]ı senden [[gizli]]dir.
 
Onun [[ayıp|ayıb]]ı ve [[çirkin]]liği sana [[aşikâr]] olsaydı [[can]]ın, ondan âlemin bir ucundan diğer ucuna kaçardı.
 
[[Son]]uçta kendisinden pişman olacağın durum, öncesinde bu şekilde olsa ona nasıl koşarsın?<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (. kitap, 1326-1335)</ref>
 
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]

11.14, 13 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Göndermeler[düzenle]

Mevlânâ'dan[düzenle]

İsim -sıfattan- türemiştir; sıfatlarının başlangıcı yoktur. İllet-i ûlâ/ İlk sebep -adlandırması- gibi yanlış değildir.

Yoksa alay ve maskaralık olur; sağıra, «duyar» ve köre «ışık» demek gibi.[1]

Düşüncede ilk olan, işte sonra ortaya çıkar; özellikle de ezel vasfı bulunan düşünce olursa.[2]

İhsan sahipleri yüz bağış, cömertlik ve iyilikle altın biriktirip şairleri bekler.

Onlara göre bir şiir, yüz kumaş yükünden daha iyidir; özellikle de derinden inci çıkaran şair olursa,

İnsan ilk olarak ekmeğe hırs duyar; çünkü azık ve ekmek canın direğidir.

-İnsan- hırs ve isteğinden kazanca doğru, gaspa ve yüz hileye doğru canını avucuna koyup çabalar.

Nadir olarak ekmeğe ihtiyacı olmadığında üne ve şairlerin övgüsüne âşıktır;

Soyunu ve işlerini yüceltsinler, onun üstünlüğünü anlatmak için kürsüler kursunlar diye;

Haşmeti ve altın bağışlaması, konuşmalara amber gibi koku versin diye.[3]

Bu akıl, öğrenmeye ve anlamaya kabiliyetlidir; ama vahiy sahibi ona öğretir.

Bütün sanatların öncesi, kesin olarak vahiydendir; ancak akıl onu artırdı.

Bak, bu aklımız hiçbir sanatı ustasız öğrenebilir mi?

Hilede kılı yararsa da, hiçbir meslek ustasız ele geçmez.

Sanatın bilgisi bu akıldan olsaydı, her hangi bir meslek ustasız elde edilirdi.[4]

İnek, kasaplardan haberdar olsaydı, onların peşinde o dükkâna nasıl giderdi?

Veya onların avucundan ot yer miydi veya okşamalarıyla onlara süt verir miydi?

Yeseydi, otun amacından haberdar olsaydı o otu nasıl hazmederdi?

Öyleyse bu dünyanın direği bizatihi gaflettir. Devlet nedir? Bu "dev (koş)", "let (dayak)" ile birliktedir.

Öncesinde koş, koş; sonunda dayak ye; bu viranede eşek ölümünden başka bir şey yoktur.

Senin elinle ciddiyetle tutuğun işin ayıbı şimdi sana örtülüdür.

Allah, ayıbını senden gizlediği için kendini işine verebiliyorsun.

Aynı şekilde hararetle bağlı bulunduğun düşüncenin ayıbı senden gizlidir.

Onun ayıbı ve çirkinliği sana aşikâr olsaydı canın, ondan âlemin bir ucundan diğer ucuna kaçardı.

Sonuçta kendisinden pişman olacağın durum, öncesinde bu şekilde olsa ona nasıl koşarsın?[5]

Dün biri diyordu: "Âlem sonradan olmadır; bu gökyüzü fânidir ve Hak, onun mirasçısıdır."

Bir felsefeci dedi: "Sonradan olduğunu nasıl biliyorsun? Yağmur, bulutun sonradan olduğunu nasıl bilir?"

Değişen âlemden bir zerre dahi değilsin sen, güneşin sonradan olduğunu nasıl bilirsin?

Pislikte gömülü bir kurtçuk, yerin sonunu ve başlangıcını nasıl bilir?

Bunu taklit yoluyla babadan işittin; ahmaklıktan buna sarıldın.

Bunun sonradan oluşuna delil nedir? Söyle. Yoksa sus; fazla söz söylemeyi isteme."[6]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 217-218)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 529)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1186-1192)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1295-1299)
  5. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1326-1335)
  6. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 2832-2837)