"Ateş" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 11. satır: | 11. satır: | ||
Boyunlarına ip bağladık; [[ahlâk]]larından ip yaptık.<br> | Boyunlarına ip bağladık; [[ahlâk]]larından ip yaptık.<br> | ||
[[Amel defteri]] boynuna asılı olmayan hiçbir [[ahlâk]]ı bozuk ve [[ahlâk]]ı temiz kişi yoktur.<br> | [[Amel defteri]] boynuna asılı olmayan hiçbir [[ahlâk]]ı bozuk ve [[ahlâk]]ı temiz kişi yoktur.<br> | ||
| − | Senin [[kötü]] [[iş]]teki [[hırs]]ın, | + | Senin [[kötü]] [[iş]]teki [[hırs]]ın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur.<br> |
| − | [[Kömür]]ün o siyahlığı | + | [[Kömür]]ün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde [[karanlık|karanlığ]]ı ortaya çıkar.<br> |
| − | Siyah [[kömür]] senin [[hırs]]ından kor | + | Siyah [[kömür]] senin [[hırs]]ından kor ateş olur; [[hırs]]ın gittiğinde o bozuk [[kömür]] ortada kalır.<br> |
| − | O anda o [[kömür]], kor | + | O anda o [[kömür]], kor ateş görünüyordu; bu, [[iş]]in [[güzellik|güzelliğ]]inden değildi, [[hırs]] ateşiydi.<br> |
[[Hırs]] senin [[iş]]ini süslemişti; [[hırs]] gitti ve [[iş]]in kara kaldı.<br> | [[Hırs]] senin [[iş]]ini süslemişti; [[hırs]] gitti ve [[iş]]in kara kaldı.<br> | ||
[[Ahmak]] olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.<br> | [[Ahmak]] olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.<br> | ||
| 20. satır: | 20. satır: | ||
O [[tuzak]], [[heves]]inden dolayı yem görünüyordu; -bu,- [[hırs]] gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.<br> | O [[tuzak]], [[heves]]inden dolayı yem görünüyordu; -bu,- [[hırs]] gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.<br> | ||
[[Din]] ve [[hayır]] [[iş]]inde [[hırs]] ara; [[hırs]] kalmazsa, -bu işler yine- [[güzel]] yüzlüdür.<br> | [[Din]] ve [[hayır]] [[iş]]inde [[hırs]] ara; [[hırs]] kalmazsa, -bu işler yine- [[güzel]] yüzlüdür.<br> | ||
| − | [[Hayır]]lar [[güzel]]dir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; [[hırs]] | + | [[Hayır]]lar [[güzel]]dir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; [[hırs]] ateşi giderse [[hayır]] ateşi kalır.<br> |
| − | [[Dünya]] [[iş]]inde [[hırs]] | + | [[Dünya]] [[iş]]inde [[hırs]] ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- [[kömür]] kalmış olur.<br> |
[[Hırs]], [[çocuk]]ları aldatır da [[gönül]] [[zevk]]inden eteklerini -at gibi- sürerler.<br> | [[Hırs]], [[çocuk]]ları aldatır da [[gönül]] [[zevk]]inden eteklerini -at gibi- sürerler.<br> | ||
[[Çocuk]]tan o [[kötü]] [[hırs]] gidince, diğer [[çocuk]]lara güler:<br> | [[Çocuk]]tan o [[kötü]] [[hırs]] gidince, diğer [[çocuk]]lara güler:<br> | ||
09.06, 7 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
Ateş her ne kadar kıvılcımlarıyla kırmızı yüzlü ise de, sen onun işindeki karartıcılığı gör.[1]
O, o caminin temelini koyduğunda cin ve insanlar gelip işe girişti,
Kulların ibadet yolunda oldukları gibi bir bölüğü aşkla ve bir bölüğü de isteksiz.
Halk cinlerdir, şehvet de zincir; şehvet onları dükkâna ve ota çekip götürür.
Bu zincir korku ve şaşkınlıktandır. Sen, bu halkı zincirsiz görme.
Onları kazanca ve ava çekip götürür; onları madene ve denizlere götürür.
Onları iyi ve kötü yöne götürür. Hak dedi: "Boynunda hurma lifinden bir ip var."[2]
Boyunlarına ip bağladık; ahlâklarından ip yaptık.
Amel defteri boynuna asılı olmayan hiçbir ahlâkı bozuk ve ahlâkı temiz kişi yoktur.
Senin kötü işteki hırsın, ateş gibidir. Kor ateş, ateşin hoş renginden dolayı hoştur.
Kömürün o siyahlığı ateşte gizlidir; ateş gittiğinde karanlığı ortaya çıkar.
Siyah kömür senin hırsından kor ateş olur; hırsın gittiğinde o bozuk kömür ortada kalır.
O anda o kömür, kor ateş görünüyordu; bu, işin güzelliğinden değildi, hırs ateşiydi.
Hırs senin işini süslemişti; hırs gitti ve işin kara kaldı.
Ahmak olan kişi gulyabaninin süslediği ham şeyi, olgun sanır.
Canı onu deneyince, denemesinden dolayı dişleri kamaşır.
O tuzak, hevesinden dolayı yem görünüyordu; -bu,- hırs gulyabanisinin etkisiydi ve o tam hamdı.
Din ve hayır işinde hırs ara; hırs kalmazsa, -bu işler yine- güzel yüzlüdür.
Hayırlar güzeldir; -bu,- başkasının etkisiyle değildir; hırs ateşi giderse hayır ateşi kalır.
Dünya işinde hırs ateşi gidince, parlak kor ateşten -geriye- kömür kalmış olur.
Hırs, çocukları aldatır da gönül zevkinden eteklerini -at gibi- sürerler.
Çocuktan o kötü hırs gidince, diğer çocuklara güler:
"Ne yapıyordum? Bunda ne görüyordum? Sirke, hırsın etkisiyle bal göründü."[3]