Musa
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
Musa ve Firavun senin varlığındadır; bu iki düşmanı kendinde aramalısın. Musa'nın nesli kıyamete kadar mevcut olacak; ışık başka değildir, kandil başkadır. Bu kandil ve fitil başkadır; ama ışığı başka değildir; o yandandır. Işığın camına bakarsan kaybolursun; çünkü iki sayısı camdandır. Işığa bakarsan, ikilikten ve sonu bulunan madde sayılarından kurtulursun.[1] |
|
Halil gibi ateşe giremeyeceğinden dolayı hamam elçi, su kılavuz oldu sana. Doygunluk Hak'tandır; ancak varlık sahipleri ekmeksiz nasıl doyar? Lütuf Hak'tandır; fakat beden sahipleri çimen perdesi olmadan lütfu anlamaz. Beden aracısı kalmayınca, Musa gibi perdesiz şekilde ay ışığını koynunda bulur. Bu hünerler suyun içinin, Hakk'ın lütfuyla dolu olduğunun şahididir."[2] |
Hallac-ı Mansur'dan
| “Bu yüzden söyledi Mûsa: «Belki size getiririm ondan bir haber..»
Mühtedî haberle tatmin oluyor diye muktedî eserle nasıl doysun. Ağaçtan. Tûr cânibinden! Hayır! O ne ağaçtan dinlemiştir, ne çölden, ne fezâdan... Ben, işte bu ağaca benzerim! Hâkikat nedir? O da mahlûk. Mahluku bırak ki sen O olasın, O da «sen» olsun: Hakîkat yönünden. Ben vasfediciyim, Mevsûf da vasfedicidir. Vasfeden hakîkati anlatır. Peki mevsuftan ne haber?”[3] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1252-1256)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 231-235)
- ↑ Hüseyin b. Mansur, Kitâb'üt-Tavâsin, Yaşar Nuri Öztürk(1976) içinde, s.86