Yakın

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 17.37, 19 Eylül 2011 tarihli sürüm
(fark) ← Önceki hâli | Güncel sürüm (fark) | Sonraki hâli → (fark)
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Süleyman'ın çadırı kurulduğunda bütün kuşlar huzuruna geldiler.

Dildaş ve sırdaşlarını buldular, ona bir bir candan koştular.

Bütün kuşlar, cik ciki bırakıp Süleyman'la senin kardeşinden daha güzel konuşur oldular.

Aynı dili kullanmak, akrabalık ve bağlılıktır. İnsan yakın olmayanlarla bir arada tutsak gibidir.

Nice aynı dili konuşan Hindu ve Türk vardır, nice yabancılar gibi iki Türk vardır.

Öyleyse yakınlık dili bizatihi başkadır. Gönüldaşlık, dildaşlıktan daha iyidir.

Gönülden konuşmasız, imasız ve kayıtsız yüz binlerce tercüman yükselir.[1]

Mana bu suretten belirse de, suret manaya yakındır ve uzaktır.
İşaret etmede su ve ağaç gibidirler. Niteliğe yönelirsen çok uzaktırlar.[2]

Elini pîrin elinden başkasına teslim etme. Onun elini tutan Hak'tır.

Senin aklın pîrin, perde arkasında bulunan nefse yakın olduğundan çocukluğu huy edinmiştir.[3]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1203-1209)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2639-2640)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 736-737)