Kaynak

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 12.21, 13 Eylül 2011 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Gönüllerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın güzellik görürler.

Bilimin şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir.

Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular.[1]

Beş duyu birbiriyle birleşmiştir; bu her beşi yüksek bir asıldan yetişmiştir.

Birinin gücü, kalanın gücü olur; her biri, geri kalana sakîlik eder.

Gözün görmesi, aşkı artırır; aşk, gözde doğruluğu artırır.

Doğruluk her hissin uyanmasıdır; duygulara zevk arkadaş olur.

Bir his ilerleyişte bağını çözdüğünde geriye kalan hisler hep değişir.

Bir his hissedilenlerden başkasını gördüğünde, gayb bütün hislere görünür.

Sürüden bir koyun ırmaktan sıçradığında, o zaman art arda hepsi öte yana sıçrar.

Duygu koyunlarını sür, “Yeşillikleri çıkardı” otlağında otlat.

Böylece orada sümbül ve reyhan otlar, hakikatler bahçesine yol alırlar.

Her hissin, hislerin habercisi olur; bu şekilde birer birer o cennete doğru gider.

Hisler senin hissine gerçek, mecaz ve dil olmaksızın sır söyler.

Çünkü bu hakikat yorulanablir ve bu vehimlenme hayallere düşürme kaynağıdır.

Apaçık olan hakikatin arasına hiçbir yorum sığmaz.[2]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3491-3493)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3222-3233)