Cennet
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
Beş duyu birbiriyle birleşmiştir; bu her beşi yüksek bir asıldan yetişmiştir. Birinin gücü, kalanın gücü olur; her biri, geri kalana sakîlik eder. Gözün görmesi, aşkı artırır; aşk, gözde doğruluğu artırır. Doğruluk her hissin uyanmasıdır; duygulara zevk arkadaş olur. Bir his ilerleyişte bağını çözdüğünde geriye kalan hisler hep değişir. Bir his hissedilenlerden başkasını gördüğünde, gayb bütün hislere görünür. Sürüden bir koyun ırmaktan sıçradığında, o zaman art arda hepsi öte yana sıçrar. Duygu koyunlarını sür, “Yeşillikleri çıkardı” otlağında otlat. Böylece orada sümbül ve reyhan otlar, hakikatler bahçesine yol alırlar. Her hissin, hislerin habercisi olur; bu şekilde birer birer o cennete doğru gider. Hisler senin hissine gerçek, mecaz ve dil olmaksızın sır söyler. Çünkü bu hakikat yorulanablir ve bu vehimlenme hayallere düşürme kaynağıdır. |
| Zamanın kutbunun nefesi karşısında naklî ilmi, su varken teyemmüm etmek gibi bil.
Kendini aptal yap, ondan sonra ona tabi olarak yürü. Kurtuluşu, ancak bu aptallıkla bulursun. Ey oğul! İnsanların sultanı bunun için, "Cennet ehlinin çoğu aptaldır" demiştir. Zekilik, senin için kibir ve gururlandırıcı -şey- gibidir; gönlünün sağlam kalması için aptal ol. Maskaralıkta iki kat olan aptal değil; Hakk'ın hayranı ve şaşkını olan aptal -ol-.[2] |