Kuşku
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[1/3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
[1/3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.
[1/3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.
[1/3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”
[1/3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
[1/3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.
[1/3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
[1/3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.
[1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.
[3/4025] Kâfir korkaktır, çünkü o dünyanın hâlinden zanla şüphe içinde yaşar.
[3/4026] Yolda gider, menzili bilmez; gönlü kör kişi korkarak adım atar.
[3/4027] Yolcu yolu bilmezse nasıl gider? Tereddütlerle ve kanlı gönülle gider.
[3/4028] Biri, “Hey! Bu taraf yol değildir” dese o, korkuyla orada durup kalır.
[3/4029] Uyanık gönlü yol bilse her hay huy kulağına hiç girer mi?
[4/511] Dilden, şüpheden temiz olan göze kadar yüz binlerce yıllık -yol vardır- dersem, azdır.
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.