"Düşünce" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
|||
| 47. satır: | 47. satır: | ||
---- | ---- | ||
[3/1116] Düşünceyi kapıp götürmesi için [[hayret]] gerekir; [[hayret]], fikri ve zikri yer. | [3/1116] Düşünceyi kapıp götürmesi için [[hayret]] gerekir; [[hayret]], fikri ve zikri yer. | ||
| + | ---- | ||
| + | [3/3488] Her biri kendi aslına bağlıdır; ihtiyatlı ol, birbirine benzerler. | ||
| + | |||
| + | [3/3489] Nitekim [[vesvese]] ve Elest vahyi; her ikisi akılla anlaşılır, fakat fark vardır. | ||
| + | |||
| + | [3/3490] Her ikisi [[gönül]] çarşısının tellallarıdır, mallarını överler. Ey bey! | ||
| + | |||
| + | [3/3491] Sen [[gönül]] sarrafıysan düşünceyi tanı. İki düşüncenin sırrını, esirci gibi ayırt et. | ||
| + | |||
| + | [3/3492] Bu iki düşünceyi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma. | ||
| + | |||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
06.24, 25 Eylül 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[1/1048] Şu üçünü açıklamakta dudağını hareket ettirme: Geliş gidişinden, parandan ve düşüncenden -söz etme-
[1/1049] Çünkü bu üçünün hasmı çoktur. Düşman onu bilince, sana pusu kurar.
[1/2475] Kendisini define sanmakta olduğun şeyin zannıyla defineyi kaybediyorsun.
[1/2476] Sen vehmi ve düşünceleri yapı gibi bil. Yapıların olduğu yerde define olmaz.
[1/2477] Bayındır yapıda, varlık ve savaş vardır. Yok, varlardan utanç duyar.
[1/3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
[1/3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.
[1/3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.
[1/3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”
[1/3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
[1/3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.
[1/3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
[1/3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.
[1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.
[1/3491] Gönüllerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın güzellik görürler.
[1/3492] Bilimin şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir.
[1/3493] Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular.
[2/174] Beyin ve gönül olmadan düşünceyle doluydular; ordusuz ve savaşsız zafere erdiler.
[2/174] O apaçık görme, onlara göre düşüncedir; yoksa uzak olanlara göre görmektir.
[2/174] Düşünce, geçmiş ve gelecekten olur. Bu ikisinden kurtulunca güçlük çözülür.
[2/174] Her nitelikliyi niteliksizken görmüşlerdir. Madenden önce gerçeği ve sahteyi görmüşlerdir.
[2/231] Yine diyordu: “İhtiyat, senin kötü düşünmendir. Kötü düşünceli olmayan, nasıl sağlam kalır?”
[3/1116] Düşünceyi kapıp götürmesi için hayret gerekir; hayret, fikri ve zikri yer.
[3/3488] Her biri kendi aslına bağlıdır; ihtiyatlı ol, birbirine benzerler.
[3/3489] Nitekim vesvese ve Elest vahyi; her ikisi akılla anlaşılır, fakat fark vardır.
[3/3490] Her ikisi gönül çarşısının tellallarıdır, mallarını överler. Ey bey!
[3/3491] Sen gönül sarrafıysan düşünceyi tanı. İki düşüncenin sırrını, esirci gibi ayırt et.
[3/3492] Bu iki düşünceyi şüpheden bilmiyorsan, “Aldatmaca yok” de; koşma ve koşturma.
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.