"Düşünce" sayfasının sürümleri arasındaki fark
| 29. satır: | 29. satır: | ||
[3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır. | [3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır. | ||
| + | ---- | ||
| + | [3491] [[Gönül]]lerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın [[güzellik]] görürler. | ||
| + | |||
| + | [3492] [[Bilim]]in şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir. | ||
| + | |||
| + | [3493] Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular. | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
10.24, 29 Ağustos 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[1048] Şu üçünü açıklamakta dudağını hareket ettirme: Geliş gidişinden, parandan ve düşüncenden -söz etme-
[1049] Çünkü bu üçünün hasmı çoktur. Düşman onu bilince, sana pusu kurar.
[2475] Kendisini define sanmakta olduğun şeyin zannıyla defineyi kaybediyorsun.
[2476] Sen vehmi ve düşünceleri yapı gibi bil. Yapıların olduğu yerde define olmaz.
[2477] Bayındır yapıda, varlık ve savaş vardır. Yok, varlardan utanç duyar.
[3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
[3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.
[3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.
[3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”
[3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
[3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.
[3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
[3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.
[3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.
[3491] Gönüllerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın güzellik görürler.
[3492] Bilimin şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir.
[3493] Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular.
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.