"Yer" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 6. satır: | 6. satır: | ||
{{:Mesnevi 000193}} | {{:Mesnevi 000193}} | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000204}} | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
10.40, 19 Eylül 2011 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
|
Başını koydu, uykuya daldı, rüya gördü: Hak'tan ona bir nida geldi, canı onu duydu. Her sesin ve nağmenin aslı olan sesi. Ses bizzat odur ve bu gerisi yankıdır. Türk, Kürt, Farsi ve Arap, bu sesi kulak ve dudak olmadan anlamışlardır. Türk, Tacik ve Zenci'nin ne yeri var? O nidayı odun ve taş anlamıştır.[1] |
|
Yokluk ve noksanlığın ortaya çıktığı yer, bütün sanatların güzellik aynasıdır.[2] |
|
Bilinmeyen harabede konrunmak için altın definesi vardır. Bilinen yere define nasıl konur? Ferahlık, bunun gibi sıkıntı altında gizlidir.[3] |
|
İçten yakarır: "Ey Allah'ın! Verdiğini, verdim ve yoksul kaldım. Sermayemi temize ve kirliye döktüm.Ey sermaye veren padişah! Daha var mı?" Hak, buluta der: "Onu hoş yere götür. Sen de Ey Güneş! Onu yukarıya çek." Onu çeşitli yollara sürer,neticede onu sınırsız denize ulaştırır."[4] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2108-2109)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3203)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1133-1134)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 217-220)