"Musa" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
2. satır: 2. satır:
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
{{:Mesnevi 000062}}
 
{{:Mesnevi 000062}}
 +
 +
{{:Mesnevi 000205}}
 
=== Hallac-ı Mansur'dan ===
 
=== Hallac-ı Mansur'dan ===
 
{{:Mansur:000005}}
 
{{:Mansur:000005}}

10.53, 19 Eylül 2011 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Musa ve Firavun senin varlığındadır; bu iki düşmanı kendinde aramalısın.

Musa'nın nesli kıyamete kadar mevcut olacak; ışık başka değildir, kandil başkadır.

Bu kandil ve fitil başkadır; ama ışığı başka değildir; o yandandır.

Işığın camına bakarsan kaybolursun; çünkü iki sayısı camdandır.

Işığa bakarsan, ikilikten ve sonu bulunan madde sayılarından kurtulursun.[1]

Halil gibi ateşe giremeyeceğinden dolayı hamam elçi, su kılavuz oldu sana.

Doygunluk Hak'tandır; ancak varlık sahipleri ekmeksiz nasıl doyar?

Lütuf Hak'tandır; fakat beden sahipleri çimen perdesi olmadan lütfu anlamaz.

Beden aracısı kalmayınca, Musa gibi perdesiz şekilde ay ışığını koynunda bulur.

Bu hünerler suyun içinin, Hakk'ın lütfuyla dolu olduğunun şahididir."[2]

Hallac-ı Mansur'dan

“Bu yüzden söyledi Mûsa: «Belki size getiririm ondan bir haber..»

Mühtedî haberle tatmin oluyor diye muktedî eserle nasıl doysun.

Ağaçtan. Tûr cânibinden! Hayır! O ne ağaçtan dinlemiştir, ne çölden, ne fezâdan...

Ben, işte bu ağaca benzerim!

Hâkikat nedir? O da mahlûk. Mahluku bırak ki sen O olasın, O da «sen» olsun: Hakîkat yönünden. Ben vasfediciyim, Mevsûf da vasfedicidir. Vasfeden hakîkati anlatır. Peki mevsuftan ne haber?”[3]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1252-1256)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 231-235)
  3. Hüseyin b. Mansur, Kitâb'üt-Tavâsin, Yaşar Nuri Öztürk(1976) içinde, s.86