"Hayret" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| (2 kullanıcıdan 5 ara revizyon gösterilmiyor) | |||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
==Göndermeler== | ==Göndermeler== | ||
=== Mevlânâ'dan === | === Mevlânâ'dan === | ||
| − | + | {{:Mesnevi 000006}} | |
| − | |||
| − | |||
| − | + | {{:Mesnevi 000106}} | |
| − | + | {{:Mesnevi 000001}} | |
| − | {{:Mesnevi | + | {{:Mesnevi 000181}} |
{{:Mesnevi 000138}} | {{:Mesnevi 000138}} | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000220}} | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000223}} | ||
=== İmam-ı Gazali'den === | === İmam-ı Gazali'den === | ||
{{:Gazali:00001}} | {{:Gazali:00001}} | ||
05.57, 20 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli
Göndermeler[düzenle]
Mevlânâ'dan[düzenle]
| İstisnâyı dile getirmemiş ne çok kimsenin cânı istisnânın cânıyla eştir.[1] |
|
Biri eşeğin kuyruk altına bir diken koyar. Eşek onu çıkarmasını bilmez, sıçrar. Sıçrar ve bu diken daha sağlam batar. Dikeni çıkarmak için bir akıllı gerekir. Eşek dikeni çıkarmak içinacı ve dertle çifte atar, yüz yerini yaralar.[2] |
| Hür bir adam kuşluk vaktinde vardı, Süleyman'ın adliye sarayına koştu.
Kederden yüzü sarı ve her iki dudağı mordu. Sonra Süleyman, “Ey efendi! ne oldu?” dedi. -Adam- “Azrail bana öfke ve kinle dolu şöyle bir bakış attı” dedi. Süleyman, “Acele et! Şimdi ne istiyorusn? İste” dedi. -Adam- dedi: “Ey can sığınağı! Rüzgara emret. Beni buradan Hindistan'a götürsün. Ola ki o tarafa giden kul, canını kurtarır.” İşte halk yoksulluktan kaçar, bundan dolayı hırs ve emele lokma olurlar. Yoksulun korkusu, o korkunun örneğidir. Sen hırs ve çabayı Hindistan bil. -Süleyman- rüzgâra emretti; onu Hindistan'ın uzak tarafına, bir adaya götürdü. Sonraki gün toplantı ve görüşme vakti; Süleyman Azrail'e dedi: “O müslümana neden öfkeyle baktın da evinden avare oldu?” -Azrail- dedi “Ben öfkeyle ne zaman baktım? Hayretle, yolda ona baktım. Çünkü Hak bana 'Bugün, haydi! Onun canını sen Hindistan'da al' diye emretti. Hayretle dedim: Onun yüz kanadı olsa, Hindistan'a gitmesi uzaktır.”[3] |
|
Hayret! Niceleri, ay yüzlü dilberi için sırtı yaralı hamal olmuştur.[4] |
|
Düşünceyi kapıp götürmesi için hayret gerekir; hayret, fikri ve zikri yer.[5] |
|
-Bunları- değiştirenden bil, vasıtaları bırak; çünkü vasıtalarla onun aslından uzaklaşırsın. Vasıtanın arttığı yerde kavuşma kaçar; vasıta az olunca kavuşma zevki daha fazladır. Sebepten bilirsen hayretin az olur; hayretin, seni huzura ulaştırır.[6] |
|
Güzellerin yüzündeki seni şaşırtan şey, üç renkli camdan yansıyan güneş ışığıdır. Rengârenk camlar, o nuru bize böyle renkli gösteriyor. Rengârenk camlar kalmayınca, o zaman renksiz ışık seni şaşırtır. Işığı camsız görmeye alış ki cam kırılınca körlük olmasın. Öğrenilmiş bilgiyle yetiniyorsun; başkasının kandiliyle gözünü aydınlattın.[7] |
İmam-ı Gazali'den[düzenle]
| İlm-i yakın öyle bir bilgidir ki, onunla bilinen şeyler aslâ şek ve şüpheye mahal kalmıyacak şekilde açıkça anlaşılır. Böyle olan ilim, vehim ve yanılmaktan tamamen uzaktır. Kalben de bunun yanıldığına imkân ve ihtimal verilemez.Bilâkis bu ilm-i yakın hata ve zühulden o derece emin ve salim olmalıdır ki, bir insan çıkıp da bu ilmin batıl olduğu iddiasında bulunsa ve bunu isbat için de bir taşı altın'a, baston'u ejderha'ya çevirse bu keyfiyet o bilgi sahibini asla şek ve şüpheye sevketmez. Çünkü ben (on) sayısının (üç)den daha çok olduğunu bildiğim halde bana birisi, «hayır üç, on'dan daha büyüktür» dese ve delil olmak üzere «ben şu gördüğünüz değneği ejderha'ya çevireceğim» dese ve dediğini yapsa, be de bunu gözümle görsem, bu benim bilgimde hiçbir şek, şüphe meydana getirmez. Yalnız bu adam bunu nasıl yaptı diye hayrette kalırım.İlm-i yakın derecesinde bilmediğim malûmat, itimada şayan bir bilgi değildir. Kendisinde şek ve şüphe bulunan bir ilim İlm-i yakîn olamaz.[8] |
Notlar[düzenle]
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 50)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 154-156)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 957-969)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 541)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 1116)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 793-795)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 988-992)
- ↑ Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 10