"Düşünce" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
2. satır: 2. satır:
 
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> ===
 
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> ===
  
[1048] Şu üçünü açıklamakta dudağını hareket ettirme: Geliş gidişinden, [[para]]ndan ve düşüncenden -[[söz]] etme-
+
[1/1048] Şu üçünü açıklamakta dudağını hareket ettirme: Geliş gidişinden, [[para]]ndan ve düşüncenden -[[söz]] etme-
  
[1049] Çünkü bu üçünün hasmı çoktur. [[Düşman]] onu bilince, sana [[pusu]] kurar.
+
[1/1049] Çünkü bu üçünün hasmı çoktur. [[Düşman]] onu bilince, sana [[pusu]] kurar.
 
----
 
----
[2475] Kendisini define sanmakta olduğun şeyin [[zan]]nıyla defineyi kaybediyorsun.
+
[1/2475] Kendisini define sanmakta olduğun şeyin [[zan]]nıyla defineyi kaybediyorsun.
  
[2476] Sen [[vehim|vehm]]i ve düşünceleri [[yapı]] gibi bil. [[Yapı]]ların olduğu yerde define olmaz.
+
[1/2476] Sen [[vehim|vehm]]i ve düşünceleri [[yapı]] gibi bil. [[Yapı]]ların olduğu yerde define olmaz.
  
[2477] Bayındır yapıda, varlık ve [[savaş]] vardır. Yok, varlardan [[utanç]] duyar.
+
[1/2477] Bayındır yapıda, varlık ve [[savaş]] vardır. Yok, varlardan [[utanç]] duyar.
 
----
 
----
[3277] [[Felsefe]]ci fikir ve [[zan]]nında [[inkâr]]cı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
+
[1/3277] [[Felsefe]]ci fikir ve [[zan]]nında [[inkâr]]cı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
  
[3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, [[gönül]] ehlinin duyularınca hissedilir.
+
[1/3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, [[gönül]] ehlinin duyularınca hissedilir.
  
[3279] Hannâne direğinin inlemesini [[inkâr]] eden felsefeci, [[veli]]lerin hislerine yabancıdır.
+
[1/3279] Hannâne direğinin inlemesini [[inkâr]] eden felsefeci, [[veli]]lerin hislerine yabancıdır.
  
[3280] O der ki: “[[Halk]]ın sevda ışığı, [[halk]]ın görüşüne çok hayaller getirdi.”
+
[1/3280] O der ki: “[[Halk]]ın sevda ışığı, [[halk]]ın görüşüne çok hayaller getirdi.”
  
[3281] Daha öte, o [[fesat]] ve [[küfür|küfr]]ün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
+
[1/3281] Daha öte, o [[fesat]] ve [[küfür|küfr]]ün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
  
[3282] [[Felsefe]]ci [[şeytan]]ı inkâr eder, aynı anda [[şeytan]]ın oyuncağı olur.
+
[1/3282] [[Felsefe]]ci [[şeytan]]ı inkâr eder, aynı anda [[şeytan]]ın oyuncağı olur.
  
[3283] [[Şeytan]]ı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
+
[1/3283] [[Şeytan]]ı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
  
[3284] [[gönül|Gönl]]ünde [[şüphe]] ve şaşkınlık bulunan, [[dünya]]da gizli [[felsefe]]cidir.
+
[1/3284] [[gönül|Gönl]]ünde [[şüphe]] ve şaşkınlık bulunan, [[dünya]]da gizli [[felsefe]]cidir.
  
[3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır.
+
[1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır.
 
----
 
----
[3491] [[Gönül]]lerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın [[güzellik]] görürler.
+
[1/3491] [[Gönül]]lerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın [[güzellik]] görürler.
  
[3492] [[Bilim]]in şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir.
+
[1/3492] [[Bilim]]in şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir.
  
[3493] Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular.
+
[1/3493] Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular.
 +
----
 +
[2/174] Beyin ve [[gönül]] olmadan düşünceyle doluydular; ordusuz ve [[savaş]]sız zafere erdiler.
 +
 
 +
[2/174] O apaçık [[görüş|görme]], onlara göre düşüncedir; yoksa uzak olanlara göre [[görüş|görmek]]tir.
 +
 
 +
[2/174] Düşünce, [[geçmiş]] ve [[gelecek]]ten olur. Bu ikisinden [[kurtuluş|kurtul]]unca güçlük çözülür.
 +
 
 +
[2/174] Her [[nitelik]]liyi niteliksizken görmüşlerdir. Madenden önce [[gerçek|gerçeğ]]i ve [[sahte]]yi görmüşlerdir.
  
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>

08.00, 2 Eylül 2008 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mesnevi'den[1]

[1/1048] Şu üçünü açıklamakta dudağını hareket ettirme: Geliş gidişinden, parandan ve düşüncenden -söz etme-

[1/1049] Çünkü bu üçünün hasmı çoktur. Düşman onu bilince, sana pusu kurar.


[1/2475] Kendisini define sanmakta olduğun şeyin zannıyla defineyi kaybediyorsun.

[1/2476] Sen vehmi ve düşünceleri yapı gibi bil. Yapıların olduğu yerde define olmaz.

[1/2477] Bayındır yapıda, varlık ve savaş vardır. Yok, varlardan utanç duyar.


[1/3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.

[1/3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.

[1/3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.

[1/3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”

[1/3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.

[1/3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.

[1/3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.

[1/3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.

[1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.


[1/3491] Gönüllerini parlatanlar, renk ve kokudan kurtuldu; her an durmaksızın güzellik görürler.

[1/3492] Bilimin şeklini ve kabuğunu bıraktılar, görerek kesin inanma sancağını yükseltmişlerdir.

[1/3493] Fikir gitti, aydınlık buldular; tanıklığın kaynağını ve denizini buldular.


[2/174] Beyin ve gönül olmadan düşünceyle doluydular; ordusuz ve savaşsız zafere erdiler.

[2/174] O apaçık görme, onlara göre düşüncedir; yoksa uzak olanlara göre görmektir.

[2/174] Düşünce, geçmiş ve gelecekten olur. Bu ikisinden kurtulunca güçlük çözülür.

[2/174] Her nitelikliyi niteliksizken görmüşlerdir. Madenden önce gerçeği ve sahteyi görmüşlerdir.

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.