"Öğrenme" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
 
4. satır: 4. satır:
  
 
{{:Mesnevi 000223}}
 
{{:Mesnevi 000223}}
 +
 +
{{:Mesnevi 000225}}
 
=== İmam-ı Gazali'den ===
 
=== İmam-ı Gazali'den ===
 
{{:Gazali:00018}}
 
{{:Gazali:00018}}

06.24, 20 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Göndermeler[düzenle]

Mevlânâ'dan[düzenle]

Bu akıl, öğrenmeye ve anlamaya kabiliyetlidir; ama vahiy sahibi ona öğretir.

Bütün sanatların öncesi, kesin olarak vahiydendir; ancak akıl onu artırdı.

Bak, bu aklımız hiçbir sanatı ustasız öğrenebilir mi?

Hilede kılı yararsa da, hiçbir meslek ustasız ele geçmez.

Sanatın bilgisi bu akıldan olsaydı, her hangi bir meslek ustasız elde edilirdi.[1]

Güzellerin yüzündeki seni şaşırtan şey, üç renkli camdan yansıyan güneş ışığıdır.

Rengârenk camlar, o nuru bize böyle renkli gösteriyor.

Rengârenk camlar kalmayınca, o zaman renksiz ışık seni şaşırtır.

Işığı camsız görmeye alış ki cam kırılınca körlük olmasın.

Öğrenilmiş bilgiyle yetiniyorsun; başkasının kandiliyle gözünü aydınlattın.[2]

Demirci ocak başında değersiz elbise giyse, halkın önünde ihtişamı azalmaz.

İlim öğrenmenin yolu sözdür; meslek öğrenmenin yolu iştir.

Fakr/yoksulluk istersen, sohbetle gerçekleşir; ne dilin işe yarar, ne elin.

Onun bilgisini, can candan alır; ne defter yoluyla alır, ne de dille.[3]

İmam-ı Gazali'den[düzenle]

Tasavvuf yolunun öğrenmekle ve iştirakle elde edilmesi mümkün olan cihetlerini tahsil ettim. Anladım ki sofiyenin büyüklerinin ulaşmak istedikleri mertebe öğrenmekle değil, tatmakla, halle (yaşamakla) vesıfatları[4] değiştirmekle elde edilir. Sıhhatin ve tokluğun ta´riflerini, sebep ve şartlarını bilmkle sağlam olmak, tok olmak arasında ne kadar büyük fark vardır. Bunun gibi sarhoşluğu: «Mideden yükselen buharın fikir madenlerini (dimağı) kaplamasından ileri gelen bir haldir.» Şeklindeki ta´rifile sarhoş olmak arasında da büyük fark vardır. Aslında bir sarhoş, sarhoşluğu ta´rif edemez, sarhoşluk hakkında hiçbir bilgisi yoktur, fakat sarhoş olur. İçki içmeyen bir kimse ise, sarhoşluğu ta´rif eder, sarhoşluk hakkındaki bütün bilgilere sahiptir; halbuki kendisinde sarhoşluk yoktur. Hasta olan bir tabib de hastalığı esnasında sıhhatın ta´rifini, sebeplerini, ilâçlarını bilir. Halbuki sıhhatini kaybetmiştir. Yine bunun gibi zuhdün (ahîret için dünyadan yüz çevirmenin) hakikatini, sebeplerini, şartlarını bilmekle zahid hayatı yaşamak, nefsi dünyadan vazgeçirmek arasında da fark vardır. Kat´i olarak anladım ki sofiye sözlere değil, iyi hallere sahiptir. İlim yoluyla elde edilmesi mümkün olanı tahsil ettim. Yalnız işitmek ve öğrenmekle tahsil mümkün olmayıp tatmak ve hak yoluna girmekle bilinecek olan husular kalmıştı.[5]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1295-1299)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 988-992)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 1060-1063)
  4. Nefsi terbiye ederek kötü sıfatdan iyiye değiştirmek
  5. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 64-65