"Hayal" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 1. satır: | 1. satır: | ||
==Göndermeler== | ==Göndermeler== | ||
=== Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === | === Mesnevi'den<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.</ref> === | ||
| + | {{:Mesnevi 000188}} | ||
| + | |||
{{:Mesnevi 000117}} | {{:Mesnevi 000117}} | ||
11.15, 18 Eylül 2011 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
|
Binlerce olsalar da, bir kişiden çok değildirler; sayı düşünenin hayalleri gibi değildir.[2] |
|
Adam çok mal ve hilati gördü, aldandı, memleketinden ve çocuklarından ayrıldı. Adam sevinçle, padişahıncanına kastettiğinden habersiz, yola koyuldu. Arap atına bindi ve neşeyle sürdü. Kendi kan bedelini -sanki- hilat bildi. Ey yüz kabulle, bizzat kendi ayağıyla kötü kaderine doğru yola çıkan kişi! Hayalinde mülk, izzet ve büyüklük vardı. Azrail "Evet git, elde edersin" dedi.[3] |
|
Beş duyu birbiriyle birleşmiştir; bu her beşi yüksek bir asıldan yetişmiştir. Birinin gücü, kalanın gücü olur; her biri, geri kalana sakîlik eder. Gözün görmesi, aşkı artırır; aşk, gözde doğruluğu artırır. Doğruluk her hissin uyanmasıdır; duygulara zevk arkadaş olur. Bir his ilerleyişte bağını çözdüğünde geriye kalan hisler hep değişir. Bir his hissedilenlerden başkasını gördüğünde, gayb bütün hislere görünür. Sürüden bir koyun ırmaktan sıçradığında, o zaman art arda hepsi öte yana sıçrar. Duygu koyunlarını sür, “Yeşillikleri çıkardı” otlağında otlat. Böylece orada sümbül ve reyhan otlar, hakikatler bahçesine yol alırlar. Her hissin, hislerin habercisi olur; bu şekilde birer birer o cennete doğru gider. Hisler senin hissine gerçek, mecaz ve dil olmaksızın sır söyler. Çünkü bu hakikat yorulanablir ve bu vehimlenme hayallere düşürme kaynağıdır. |
İmam-ı Gazali'den
| Uyanık halde his veya akıl yolu ile inandığın şeylerin hepsinden nasıl emin olabilirsin? Vakıa senin o inancın yaşadığın haline nisbetle doğrudur. Fakat mümkündür ki, sana bir diğer hal ârız olur da o halin uyanıklık haline nisbeti, uyanıklık halinin uyku haline nisbeti gibi kalır. Artık ârız olan nisbetle uyanıklık halin uykudaki haline döner. Bir hal sana bir kere geldi mi aklın ile tevehhüm ettiğin her şeyin aslı olmıyan bir takım hayalâttan ibaret olduğunu kesin olarak anlarsın. Yahut bu hal ihtimal ki sofiyyenin iddia ettikleri haldir. Onlar kendilerinden geçip hislerini kaybettikleri zaman kendilerinin akıl yoluyla çözülmesi mümkün olmıyan bazı şeyleri müşahede ettiklerini söylerler. Ola ki bu hal ölüm halidir. Çünkü Resulullah (S. A. V.)«İnsanlar uyku halindedirler. Öldükleri zaman uyanırlar» buyurmuşlardır. Dünya hayatı ahirete nisbetle bir uyku sayılabilir. İnsan ölünce her şey ona dünya da gördüklerinden başka türlü görünür.[5] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 35)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 190-194)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3222-3233)
- ↑ Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 19