"Dost" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
17. satır: 17. satır:
  
 
{{:Mesnevi 000017}}
 
{{:Mesnevi 000017}}
 +
 +
{{:Mesnevi 000173}}
  
 
{{:Mesnevi 000028}}
 
{{:Mesnevi 000028}}

19.55, 17 Eylül 2011 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Sana zulümlerden ve gamdan her ne gelirse, o da korkusuzluk ve edepsizliktendir.

Her kim ki dostun yolunda korkusuzluk eder, o, erlerin yolunu kesendir ve namerdidir.[1]

Çünkü bir akıl, bir akılla birleşince kötü fiile ve kötü davranışa mani olur.

Nefis başka bir nefisle arkadaş olunca, cüzî akıl âtıl ve işsiz olur.[2]

Ruh ilimle ve akılla dosttur. Ruhun Arapça ve Türkçe ile ne işi vardır?[3]

Onlardan iki dostu bir arada gördün mü, hem birdirler, hem altı yüz bin.[4]

Dikkat et! Kötü dostun işvelerini yutma. Tuzağı gör, yeryüzünde güvenli gitme sen.[5]

İkilik olunca dost düşman olur; hiçbir kişi kendisiyle savaşmaz.[6]

-Şehirli- dedi: “Bu doğrudur. Ey oğulcuk! Fakat kendisine iyilik yaptığın kişinin kötülüğünden sakın.

Dostluk son nefesin tohumudur. Onun bozulması endişesiyle korkuyorum.”[7]

Ey dostlar! Gönül, güven yurdudur. orada pınarlar, gül bahçesi içinde gül bahçesi vardır.

Ey yürüyen! Kalbine yönel ve yürü; orada ağaçlar ve akan pınarlar vardır.

Köye gitme; köy adamı ahmak yapar; aklı nursuz ve cansız yapar.

Ey seçkin kişi! Peygamberin sözünü dinle: “Köyde yerleşmek, aklın mezarıdır.”

Kim bir gün ve gece köyde kalsa, bir aya kadar aklı tamam olmaz.

Bir aya kadar ahmaklık onunla birliktedir. Köy otundan bunlardan başka ne biçilir.

Köyde bir ay kalan kişide bir zaman cahillik ve körlük olur.

Köy nedir? Ermemiş, taklide ve delile tutunmuş şeyh.

Bu duygular, küllî akıl şehri önünde değirmende gözü bağlı eşekler gibidir.[8]

Ey oğul! Kimi istekli görürsen, onun dostu ol; önünde başını eğ.

Çünkü isteklilerin civarında olmakla istekli olursun; galip gelenlerin gölgesinde bulunmakla galip olursun.

Bir karınca Süleymanlık isterse, onun arayışına hafif hafif bakma.

Mal ve meslekten senin neyin varsa önce istek ve bir düşünce değil miydi?[9]

Altın işlemeli elbiseler dokumak; denizin dibinden inciler elde etmek;

Hendese ilminin incelikleri veya yıldız, tıp ve felsefe ilmi;

Yine bu dünyayla ilgilidir; yedinci göğe yolları yoktur.[10]

İmam-ı Gazali'den

İkinci kısım, [ filozofların] dinin ilkeleriyle asla çatışmayan ve peygamberlerin -Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun- doğruladığı şeylerle zorunlu bir ilgisi bulunmayan konular üzerine yaptıkları tartışmalardan ibarettir. Mesela, onların "Ay tutulması, Ay ışığını Güneş'ten aldığından, yerkürenin Güneş'le Ay arasına girmesi sonucu Ay'ın ışığının kararması olayıdır. Güneş'le Ay arasına girmesi sonucu Ay'ın ışığının kararması olayıdır. [Yani] yer yuvarlaktır ve gök onu her yandan kuşatmıştır. Ay yerin gölgesine rastlayınca Güneş ışığından yoksun kalır" şeklindeki görüşleri ile "Güneş tutulmasının anlamı, Ay'ın, bakan kimse ile Güneş arasına girmesi demektir; bu ise Ay ile Güneş'in aynı zamanda iki düğümde (ukdeteyn)[11] birleşmesiyle gerçekleşir" şeklindeki görüşleri gibi.

Biz bu tür bilgilerin (fenn) geçersiz kılınması üzerinde ayrıntılı olarak durmayacağız; çünkü bu hiçbir yarar sağlamaz. Kim ki bunu geçersiz kılmak için tartışmaya girişmenin dinin gereği olduğunu sanırsa, dine karşı suç işlemiş ve onu zaafa uğratmış olur. Zira [ astronomiye dair] bu meseleler, hiçbir şüpheye yer bırakmayan geometri ve matematik kanıtlara dayanmaktadır. Ay ve Güneş tutulmasının vaktini ve süresini sebepleriyle birlikte haber verecek kadar bu meseleleri iyi bilen ve delillerini inceleyen kimseye "Bu tavrın şeriata aykırıdır" denildiğinde, sözkonusu kimse kendi bilgisinden değil, şeriattan şüphe eder. Hâlbuki şeriatın öngörmediği bir yöntemle şeriata yardıma kalkışanın ona verdiği zarar, kendi yöntemiyle şeriata zarar vermek isteyenin ona vereceği zarardan daha büyüktür. Nitekim "Akıllı düşman câhil dosttan daha iyidir" denilmiştir.[12]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 89-90)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 20-21)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 56)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 182)
  5. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 254)
  6. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3712)
  7. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 263-264)
  8. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 515-523)
  9. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(3. kitap, 1445-1448)
  10. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1514-1516)
  11. Ay'ın tutulma düzlemini kestiği çap karşıtı iki noktaya "iki düğüm(ukdeteyn)" denmektedir.
  12. Gazzalî, (109?), Filozofların Tutarsızlığı, Neşir ve Tercüme: Mahmut Kaya ve Hüseyin Sarıoğlu, İstanbul: Klasik Yayınları, İkinci Basım 2009, s.6-7