"Şeytan" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
 
(Aynı kullanıcının aradaki diğer 13 değişikliği gösterilmiyor)
1. satır: 1. satır:
 
==Göndermeler==
 
==Göndermeler==
 
===Atasözü===
 
===Atasözü===
[[Acele]] [[iş]]e şeytan karışır.<br>
+
{{:AS00001}}
Şeytan [[azap]]ta gerek.
+
 
 +
{{:AS00003}}
 +
 
 
=== Mevlânâ'dan ===
 
=== Mevlânâ'dan ===
O [[halk]]ı kendine tutkun görünce [[gurur]]la kendinden geçer.<br>
+
{{:Mesnevi 000094}}
O bilmez ki şeytan onun gibi binlercesini ırmak suyuna atmıştır.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1853-1854)</ref>
+
 
----
+
{{:Mesnevi 000091}}
Şeytan [[insan]]a [[kötü]]lük için gelir. Sana gelmez, çünkü şeytandan daha [[kötü]]sün.<br>
+
 
Sen [[insan]] oldukça, şeytan peşinden koşardı, sana şarap tattırırdı.<br>
+
{{:Mesnevi 000150}}
Sen şeytanlık [[huy]]unda sağlamlaşınca, [[kötü]] [[iş]]li şeytan senden kaçar.<br>
+
 
Senin eteğine asılan, böyle olunca senden kaçar.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1874-1877)</ref>
+
{{:Mesnevi 000055}}
----
+
 
[[Felsefe]]ci [[fikir]] ve [[zan]]nında [[inkâr]]cı olur; gitsin, başını o duvara vursun.<br>
+
{{:Mesnevi 000016}}
Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, [[gönül]] ehlinin duyularınca hissedilir.<br>
+
 
Hannâne direğinin inlemesini [[inkâr]] eden [[felsefe]]ci, [[veli]]lerin hislerine yabancıdır.<br>
+
{{:Mesnevi 000095}}
O der ki: “[[Halk]]ın sevda ışığı, [[halk]]ın görüşüne çok hayaller getirdi.”<br>
+
 
Daha öte, o [[fesat]] ve [[küfür|küfr]]ün yansıması, bu inkârcı [[düşünce]]yi ona yükledi.<br>
+
{{:Mesnevi 000096}}
[[Felsefe]]ci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.<br>
+
 
Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.<br>
+
{{:Mesnevi 000151}}
[[gönül|Gönl]]ünde [[şüphe]] ve şaşkınlık bulunan, [[dünya]]da gizli [[felsefe]]cidir.<br>
+
 
İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3277-3285)</ref>
+
{{:Mesnevi 000153}}
----
 
Ben şeytan [[delil]]le karşı koyamam; çünkü her şerefli ve alçağın [[fitne]]sidir o.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2693)</ref>
 
----
 
Günahsız yere şeytana lanet edersin; o aldatmayı kendinden görmezsin.<br>
 
Ey yolunu kaybetmiş! Şeytandan değildir, sendendir; tilki gibi kuyruğun peşinde koşuyorsun.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2706-2707)</ref>
 
----
 
Şeytanların sesi, eşkıyanın bekçisidir; sultanın sesi, velilerin koruyucusudur.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 4341)</ref>
 
 
==Notlar ==
 
==Notlar ==
 
<references/>
 
<references/>
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Mevlânâ]]
 
[[Category:Atasözü]]
 
[[Category:Atasözü]]

05.29, 15 Eylül 2011 itibarı ile sayfanın şu anki hâli

Göndermeler[düzenle]

Atasözü[düzenle]

Acele işe şeytan karışır.
Şeytan azapta gerek.

Mevlânâ'dan[düzenle]

O halkı kendine tutkun görünce gururla kendinden geçer.

O bilmez ki şeytan onun gibi binlercesini ırmak suyuna atmıştır.[1]

Şeytan insana kötülük için gelir. Sana gelmez, çünkü şeytandan daha kötüsün.

Sen insan oldukça, şeytan peşinden koşardı, sana şarap tattırırdı.

Sen şeytanlık huyunda sağlamlaşınca, kötü işli şeytan senden kaçar.

Senin eteğine asılan, böyle olunca senden kaçar.[2]

Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.

Üstün değildir, seni nasıl üstün yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak.

Kendisinin ışığı olmayınca, yakınlıkta başkaları ondan nasıl ışık bulacak.

Göze ilaç yapan kör gibi. Gözlere ne çeker? Ancak yeşim taşı.

Bizim durumumuz fakirlikte ve eziyete budur. Hiçbir misafir bize aldanmasın.

On yıllık kıtlığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak.

Bizim dışımız iddiacının içi gibi; gönlünde karanlık, dilindeyse parlaklık.

Allah'tan ne bir kokusu, ne iz var; iddiası Şit'ten ve Âdem'den fazla.

Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha üstünüz” der.

Kendisinin bizzat bir adam olduğu sanılsın diye dervişlerin sözünü çokça çalmıştır.

Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise Yezid utanır.

Gökyüzünün ekmek ve sofrasından azıksızdır; Hakk onun önüne bir kemik atmadı.

O ise seslenmiş: “Sofra kurdum, Hakk'ın vekiliyim, halife oğluyum.

Haydi çok mihnetli saf gönüllüler, cömertlik soframdan doyuncaya dek hiç yiyin.”

İnsanlar yıllarca yarın vaadiyle o kapının etrafında dolaşmış, yarın gelmez.

İnsanın sırrının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:

Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı?

Bir şey olmadığı anlaşılınca isteklinin ömrü gitmiş olur, anlamak ne fayda?[3]

Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.

Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.

Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.

O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”

Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.

Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.

Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.

Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.

İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.[4]

Ben şeytana delille karşı koyamam; çünkü her şerefli ve alçağın fitnesidir o.[5]

Günahsız yere şeytana lanet edersin; o aldatmayı kendinden görmezsin.

Ey yolunu kaybetmiş! Şeytandan değildir, sendendir; tilki gibi kuyruğun peşinde koşuyorsun.[6]

Şeytanların sesi, eşkıyanın bekçisidir; sultanın sesi, velilerin koruyucusudur.[7]

Çünkü şeytan, onu fakirlikle korkutur; sabır taşıyıcısını yaralayıp öldürür.

Kur'ân'dan dinle: Şeytan seni korkuturken şiddetli yoksullukla tehdit eder,

İnsanlık, sakinlik ve sevap olmadan, acele hâlde çirkince yemen ve çirkince kazanman için.[8]

Şeytan seni korkutur: "Aman, sakın! Bundan pişman olursun ve üzülürsün.[9]

Notlar[düzenle]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 1853-1854)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 1874-1877)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2265-2282)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3277-3285)
  5. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2693)
  6. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2706-2707)
  7. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 4341)
  8. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 60-62)
  9. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (5. kitap, 150)