"Zan" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k |
k |
||
| 24. satır: | 24. satır: | ||
[1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır. | [1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır. | ||
| + | |||
| + | {{:Mesnevi 000032}} | ||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
11.16, 9 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[1/2475] Kendisini define sanmakta olduğun şeyin zannıyla defineyi kaybediyorsun.
[1/2476] Sen vehmi ve düşünceleri yapı gibi bil. Yapıların olduğu yerde define olmaz.
[1/2477] Bayındır yapıda, varlık ve savaş vardır. Yok, varlardan utanç duyar.
[1/3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
[1/3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.
[1/3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.
[1/3280] O der ki,: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”
[1/3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
[1/3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.
[1/3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
[1/3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.
[1/3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.
| Sen heves kanadıyla uçtuğundan, şüphesiz benim için de bu zannı taşıyorsun.[2] |