Susma
Göndermeler[düzenle]
Mevlânâ'dan[düzenle]
|
Bir adam dört kişiye bir dirhem verdi. Biri, “Bunu engûra vereyim” dedi. Diğer biri Araptı “Hayır, ben ineb istiyorum, Ey düzenci!” dedi. Biri Türk'tü ve “Bu, benim; ben ineb istemiyorum, üzüm istiyorum” dedi Bir Rum, “Bu konuşmayı bırakın. İstâfil istiyoruz” dedi. O kişiler çekişerek savaşa girişti; çünkü adların sırrından habersizdiler. Aptallıkla birbirlerini yumrukladılar; cahillikle dolu ve bilgiden boştular. Bir sır sahibi, yüz dilli bir aziz kişi bulunsaydı onları barıştırırdı. Sonra o derdi: “Ben, bu bir dirhemle hepinizin arzusunu veriyorum. Gönlünüzü hilesiz olarak teslim ederseniz, bu dirheminiz birkaç iş yapar. Bir dirheminiz, dört olur; istek, tamamdır. Dört düşman birleşerek bir olur. Her birinizin dediği, savaş ve ayrılık doğurur; benim sözüm, sizi birleştirir. Öyleyse siz susun. Susunuz da, konuşmada sizin diliniz ben olayım.” Sözünüz bir biçimde görünse de, tesir olarak kavga ve öfke kaynağıdır.[1] |
Notlar[düzenle]
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3667-3679)