Kâfir
Göndermeler
Mevlânâ'dan
| Kâfirler üstünlük iddiasında maymun tabiatlıdır. Tabiat sinede bir afettir.
İnsanoğlu ne yaparsa, maymun da onu yapar; sürekli insanda gördüğünü yapar. “Ben onun gibi yaptım” zanneder. Farkı nasıl bilecek, bu husumet yanlısı? Bu emirden dolayı yapar, o ise husumet için. Husumet yanlılarının başına toprak dök. O münafık, emre uyanla birlikte husumet için namaza durur, niyaz için değil.[1] |
[1/3317] Çaresiz kâfirlerin kanı, vahşi hayvanlar gibi, okların ve mızrakların önünde mubah olur.
[1/3318] Onların eşleri çocukları bütün mubahtır. Çünkü akılsız, reddedilmiş ve aşağılıktırlar.
[1/3319] Yine aklın aklından kaçan akıl, akıllılıktan hayvanlar mertebesine intikal eder.
[3/4025] Kâfir korkaktır, çünkü o dünyanın hâlinden zanla şüphe içinde yaşar.
[3/4026] Yolda gider, menzili bilmez; gönlü kör kişi korkarak adım atar.
[3/4027] Yolcu yolu bilmezse nasıl gider? Tereddütlerle ve kanlı gönülle gider.
[3/4028] Biri, “Hey! Bu taraf yol değildir” dese o, korkuyla orada durup kalır.
[3/4029] Uyanık gönlü yol bilse her hay huy kulağına hiç girer mi?
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.(1. kitap, 281-285)