Mal
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[1/190] Adam çok mal ve hilati gördü, aldandı, memleketinden ve çocuklarından ayrıldı.
[1/191] Adam sevinçle, padişahın canına kastettiğinden habersiz, yola koyuldu.
[1/192] Arap atına bindi ve neşeyle sürdü. Kendi kan bedelini -sanki- hilat bildi.
[1/193] Ey yüz kabulle, bizzat kendi ayağıyla kötü kaderine doğru yola çıkan kişi!
[1/194] Hayalinde mülk, izzet ve büyüklük vardı. Azrail "Evet git, elde edersin" dedi.
[1/3038] Aslan bu düşünceyle gülüşü açığa vuruyordu: Aslanın gülümsemelerine güvenme.
[1/3039] Dünya malı Hakk'ın gülümsemeleridir; bizi serhoş, gururlu ve perişan eder. --- [1/3717] Mal tohumdur, her çorak yere ekme. Kılıcı her yol kesicinin eline verme.
[3/1445] Ey oğul! Kimi istekli görürsen, onun dostu ol; önünde başını eğ.
[3/1445] Çünkü isteklilerin civarında olmakla istekli olursun; galip gelenlerin gölgesinde bulunmakla galip olursun.
[3/1445] Bir karınca Süleymanlık isterse, onun arayışına hafif hafif bakma.
[3/1445] Mal ve meslekten senin neyin varsa önce istek ve bir düşünce değil miydi?
Göndermeler
Mesnevi'den[2]
[4/21] Çok kişi ay ışıpında yolunu görmez; güneş doğunca yol görünür.
[4/22] Güneş, değiş tokuş edenleri tam olarak gösterir; şüphesiz çarşılar gündüz vaktinde olur.
[4/23] Böylece sahteyle, geçer olan para iyice görünür; böylece aldatma ve hileden uzak olunur.
[4/24] Güneşin ışığı yeryüzüne tam gelince, tacirler için âlemlere rahmet olur.
[4/25] Ancak kalpazanlarca çok nefret edilir; çünkü güneşle onun parası ve malı değersiz olur.