Ölüm

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 05.10, 8 Eylül 2011 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Senin çalışman ve gücünle ortaya çıkmasa da, camii oğlun yapacak.

Ey hikmet sahibi! Onun yapması senin yapmandır. Bil ki müminlerin ezeli bir birliği vardır.

Müminler sayılıdır, ancak iman birdir; bedenleri sayılıdır, ancak can birdir.

İnsanın, inek ve eşekte bulunan anlayış ve candan başka bir aklı ve canı vardır.

Hayvanî canın birliği yoktur; sen bu birliği rüzgâr/havanî canda arama.

Bu ekmek yese, o doymaz; bu yük çekse o, ağırlaşmaz.

Hatta bu, onun ölümünden sevinir; onun azığını görse kıskançlılıktan ölür.

Kurtların ve köpeklerin canı ayrıdır; Allah'ın aslanlarının canları birdir.

Canlarını, isim olarak çoğul dedim; çünkü o bir can, bedene göre yüzdür.

Gökteki güneşin bir ışığı gibidir; evlerin alanına göre yüzdür.

Ancak sen duvarı aradan kaldırırsan, onların bütün ışıkları bir olur.

Evlerin temeli yıkıldığında, müminler bir kişi kalır.

Bu sözden farklar ve güçlükler doğar; çünkü benzer değildir, örnektir bu.

Aslanın şahsıyla yiğit insanın şahsı arasında sınırsız farklar vardır.

Ey güzel bekişli! Ancak örnek anında -aralarındaki- birliğe cesurluk açısında bak.

Çünkü o yiğit, sonuçta aslan gibidir; her yönden aslanın aynısı değildir.

Bu dünyanın birleşik bir sureti yok ki, ben sana benzerini göstereyim.[1]

Kış mevsiminde onlara [ ağaçlara] ölüm verdiyse de, baharla onları diriltti ve yaprak verdi.

İnkâr edenler, “Bu bizzat eski âdettir, bunu niçin kerim Allah'a bağlıyalım?” derler.[2]

Şimdi o gitti ve ihsanı götürdü; gerçekte o ölmedi, evet, ihsan öldü.[3]

Aklının sana yakınlığı tarifsizdir; sol, sağ, arka veya ön tarafında değildir.

Padişahın tarifsiz yakınlığı nasıl olmaz -peki-? Aklın arayışı, o yolu bulamaz.

Senin parmağında bulunan hareket, parmağın önünde veya arkasında yahut sol ve sağında değildir.

Uyku ve ölüm zamanında senden gider, uyanıklık zamanında sana eş olur.[4]

İmam-ı Gazali'den

Uyanık halde his veya akıl yolu ile inandığın şeylerin hepsinden nasıl emin olabilirsin? Vakıa senin o inancın yaşadığın haline nisbetle doğrudur. Fakat mümkündür ki, sana bir diğer hal ârız olur da o halin uyanıklık haline nisbeti, uyanıklık halinin uyku haline nisbeti gibi kalır. Artık ârız olan nisbetle uyanıklık halin uykudaki haline döner. Bir hal sana bir kere geldi mi aklın ile tevehhüm ettiğin her şeyin aslı olmıyan bir takım hayalâttan ibaret olduğunu kesin olarak anlarsın. Yahut bu hal ihtimal ki sofiyyenin iddia ettikleri haldir. Onlar kendilerinden geçip hislerini kaybettikleri zaman kendilerinin akıl yoluyla çözülmesi mümkün olmıyan bazı şeyleri müşahede ettiklerini söylerler. Ola ki bu hal ölüm halidir. Çünkü Resulullah (S. A. V.)«İnsanlar uyku halindedirler. Öldükleri zaman uyanırlar» buyurmuşlardır. Dünya hayatı ahirete nisbetle bir uyku sayılabilir. İnsan ölünce her şey ona dünya da gördüklerinden başka türlü görünür.[5]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 405-422)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2019-2020)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1229)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 3685-87)
  5. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 19