İnkâr
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 09.59, 29 Ağustos 2008 tarihli sürüm (→Mesnevi'denMevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.)
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
[3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.
[3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.
[3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”
[3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
[3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.
[3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
[3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.
[3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.