Mesnevi 000167

DrOS'un not defteri sitesinden
Osman (mesaj | katkılar) tarafından oluşturulmuş 16.03, 17 Eylül 2011 tarihli sürüm
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla

[2/3667] Bir adam dört kişiye bir dirhem verdi. Biri, “Bunu engûra vereyim” dedi.

[2/3668] Diğer biri Araptı “Hayır, ben ineb istiyorum, Ey düzenci!” dedi.

[2/3669] Biri Türk'tü ve “Bu, benim; ben ineb istemiyorum, üzüm istiyorum” dedi

[2/3670] Bir Rum, “Bu konuşmayı bırakın. İstâfil istiyoruz” dedi.

[2/3671] O kişiler çekişerek savaşa girişti; çünkü adların sırrından habersizdiler.

[2/3672] Aptallıkla birbirlerini yumrukladılar; cahillikle dolu ve bilgiden boştular.

[2/3673] Bir sır sahibi, yüz dilli bir aziz kişi bulunsaydı onları barıştırırdı.

[2/3674] Sonra o derdi: “Ben, bu bir dirhemle hepinizin arzusunu veriyorum.

[2/3675] Gönlünüzü hilesiz olarak teslim ederseniz, bu dirheminiz birkaç yapar.

[2/3676] Bir dirheminiz, dört olur; istek, tamamdır. Dört düşman birleşerek bir olur.

[2/3677] Her birinizin dediği, savaş ve ayrılık doğurur; benim sözüm, sizi birleştirir.

[2/3678] Öyleyse siz susun. Susunuz da, konuşmada sizin diliniz ben olayım.”

[2/3679] Sözünüz bir biçimde görünse de, tesir olarak kavga ve öfke kaynağıdır.[1]

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 3667-3679)