Gizli
Göndermeler
Mevlânâ'dan
Öyleyse gizli olan şeyler zıddıyla anlaşılır. Hak, zıddı olmadığı için gizlidir.[1]
İnek, kasaplardan haberdar olsaydı, onların peşinde o dükkâna nasıl giderdi?
Veya onların avucundan ot yer miydi veya okşamalarıyla onlara süt verir miydi?
Yeseydi, otun amacından haberdar olsaydı o otu nasıl hazmederdi?
Öyleyse bu dünyanın direği bizatihi gaflettir. Devlet nedir? Bu "dev (koş)", "let (dayak)" ile birliktedir.
Öncesinde koş, koş; sonunda dayak ye; bu viranede eşek ölümünden başka bir şey yoktur.
Senin elinle ciddiyetle tutuğun işin ayıbı şimdi sana örtülüdür.
Allah, ayıbını senden gizlediği için kendini işine verebiliyorsun.
Aynı şekilde hararetle bağlı bulunduğun düşüncenin ayıbı senden gizlidir.
Onun ayıbı ve çirkinliği sana aşikâr olsaydı canın, ondan âlemin bir ucundan diğer ucuna kaçardı.
Sonuçta kendisinden pişman olacağın durum, öncesinde bu şekilde olsa ona nasıl koşarsın?[2]
|
Soysuz kişiye ilim ve fen öğretmek, yol kesicinin eline kılıç vermektir. Sarhoş bir zencinin eline kılıç vermek, ilmin, insan olmayanın eline geçmesinden daha iyidir. İlim, mal, unvan, makam ve başarı, soysuzların elinde fitnedir. Bundan dolayı delinin elinden kılıç almak için müminlere savaş farz oldu. Canı delidir, bedeni de kılıç; o çirkin huyludan kılıcı al. Makamın, cahillere çirkinlik adına yaptığını yüz aslan hiç yapabilir mi? Ayıbı gizlidir; alet/fırsat bulunca, yılanı delikten ovaya koşar. Cahil, acı buyruk padişahı olunca bütün ova yılan ve akreple dolar. Mal ve makam elde eden, insan olmayan kişi kendisinin rezilliğini istemiş olur. Ya cimrilik eder, bağış vermez; ya da cömertlik eder, yersiz yere bağış yapar. Şahı, piyadenin yerine kor; ahmağın verdiği bağış böyledir. Yetki bir sapığın eline geçinde makam sanır, kuyuya düşer. Yol bilmez, kılavuzluk eder; onun çirkin canı dünyayı yakar. Yokluk yolunun çocuğu pîrlik/önderlik yaparsa, takipçilerini talihsizlik gulyabanısı yakalar; "Gel, sana ay göstereyim," der; -ama- o temiz olmayan, asla ay görmemiştir. Ey ham cahil! Nasıl gösterirsin? Ömründe ayın aksini suda dahi görmedin ki! Ahmaklar başkan oldular, akıllılar da korkudan başlarını kilimin altına soktular.[3] |
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1132)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1326-1335)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 1435-1451)