"Yarar" sayfasının sürümleri arasındaki fark

DrOS'un not defteri sitesinden
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
k
k
10. satır: 10. satır:
  
 
[4/692] Bu [[altın]]ı bu [[külfet]] çekene vereyim de iki üç güncük [[gıda]]yla [[hoş]] olsun.
 
[4/692] Bu [[altın]]ı bu [[külfet]] çekene vereyim de iki üç güncük [[gıda]]yla [[hoş]] olsun.
 +
{{:Mesnevi 000196}}
  
 
{{:Mesnevi 000043}}
 
{{:Mesnevi 000043}}

14.31, 18 Eylül 2011 tarihindeki hâli

Göndermeler

Mevlânâ'dan

Sen, aşağılıkla senden olanı alan birinin müridi ve misafirisin.

Üstün değildir, seni nasıl üstün yapacak? Işık vermiyor, seni karartacak.

Kendisinin ışığı olmayınca, yakınlıkta başkaları ondan nasıl ışık bulacak.

Göze ilaç yapan kör gibi. Gözlere ne çeker? Ancak yeşim taşı.

Bizim durumumuz fakirlikte ve eziyete budur. Hiçbir misafir bize aldanmasın.

On yıllık kıtlığı şekil olarak görmedinse, gözlerini aç ve bize bak.

Bizim dışımız iddiacının içi gibi; gönlünde karanlık, dilindeyse parlaklık.

Allah'tan ne bir kokusu, ne iz var; iddiası Şit'ten ve Âdem'den fazla.

Şeytan dahi kendi suretini ona göstermemiş; o, ise “Biz abdâldan daha üstünüz” der.

Kendisinin bizzat bir adam olduğu sanılsın diye dervişlerin sözünü çokça çalmıştır.

Sözde Bâyezîd'i küçümser; onun içinden ise Yezid utanır.

Gökyüzünün ekmek ve sofrasından azıksızdır; Hakk onun önüne bir kemik atmadı.

O ise seslenmiş: “Sofra kurdum, Hakk'ın vekiliyim, halife oğluyum.

Haydi çok mihnetli saf gönüllüler, cömertlik soframdan doyuncaya dek hiç yiyin.”

İnsanlar yıllarca yarın vaadiyle o kapının etrafında dolaşmış, yarın gelmez.

İnsanın sırrının az çok açığa çıkması için uzun zaman gerekir:

Beden duvarının altında hazine mi vardır yoksa yılan, karınca ve ejderha mı?

Bir şey olmadığı anlaşılınca isteklinin ömrü gitmiş olur, anlamak ne fayda?[1]

Bu sualin faydası yoksa bunu, abes ve yararsızca niçin dinleyeyim.

Senin sorunun birçok faydası varsa o zaman, cihan peki niçin faydasız olsun?

Dünya bir yönden faydasızsa, diğer yönlerden fayda doludur.

Senin faydan bana fayda değilse, sana faydaysa ondan geri durma.

Yusuf'un güzelliği, kardeşlerine yersiz ve fazlalık idiyse de bir âleme faydaydı.

Davud'un sesi, öyle sevgiliydi ki, Ama mahrum kişiye göre odun sesiydi.

Nil'in suyu, abıhayattan üstündü, fakat mahrum ve inkârcı olana kan idi.

Şehitlik, mümine dirliktir; münafık kişiye göreyse ölmek ve parça parça olmaktır.

İnek ve eşek için şekerde ne fayda vardır? Her canın başka bir gıdası vardır.[2]

[4/690] Nahoş meyve benim için hoş oldu. Bedenim için özel bir rızk ele geçti.

[4/691] Mademki ben boğazımdan dolayı rahatım, birkaç param var, bunu ona vereyim.

[4/692] Bu altını bu külfet çekene vereyim de iki üç güncük gıdayla hoş olsun.

Bir yalancı, bir doğru sözlüyle yola koyulunca o yalanı ansızın doğru olur.[3]

Bu bela Nil suyu gibidir; kutlu kişiye sudur, kötü kişilere kan.

Sonu daha çok gören, daha mesuttur. Fazla ürün gören, daha ciddi ekin eker.

Çünkü bu ekin ekme dünyasının, mahşer ve ekin kaldırmak için olduğunu bilir.

Hiçbir anlaşma, bizzat kendisi için değildir; bilakis kâr ve yarar yerinedir.[4]

İmam-ı Gazali'den

Aklın faydası, Peygamberlerin mertebelerini bize öğretmek, nübüvveti tasdik için yol göstermek, nübüvvet gözüyle idrak olunan şeyi anlamaktan âciz olduğunu kabul etmek, bizi elimizden tutup, körleri kılavuzlarına, şaşırmış hastaları şefkatli tabiblerine teslim eder gibi nübüvvet makamına teslim etmektir. İşte aklın hududu (hareket sahası) buraya kadardır. Daha öteye gidemez. Ancak tabibin kendisine söylediği sözü bize yetiştirir. Bunlar, insanlar arasında karışmıyarak yalnız kaldığım müddet içinde müşahede derecesinde zaruri olarak anladığım meselelerdir. [5]

Notlar

  1. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 2265-2282)
  2. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 1067-1073)
  3. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2979)
  4. Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (4. kitap, 2986-2989)
  5. Gazali (1108), El Munkızu Min-ed Dalâl, İstanbul: Cağaloğlu Yayınevi, 1963, s. 83