"Şeytan" sayfasının sürümleri arasındaki fark
k (→Atasözü) |
k |
||
| 3. satır: | 3. satır: | ||
[[Acele]] [[iş]]e şeytan karışır.<br> | [[Acele]] [[iş]]e şeytan karışır.<br> | ||
Şeytan [[azap]]ta gerek. | Şeytan [[azap]]ta gerek. | ||
| − | + | === Mevlânâ'dan === | |
| − | === | + | O [[halk]]ı kendine tutkun görünce [[gurur]]la kendinden geçer.<br> |
| − | + | O bilmez ki şeytan onun gibi binlercesini ırmak suyuna atmıştır.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1853-1854)</ref> | |
| − | |||
| − | |||
---- | ---- | ||
| − | + | Şeytan [[insan]]a [[kötü]]lük için gelir. Sana gelmez, çünkü şeytandan daha [[kötü]]sün.<br> | |
| − | + | Sen [[insan]] oldukça, şeytan peşinden koşardı, sana şarap tattırırdı.<br> | |
| − | + | Sen şeytanlık [[huy]]unda sağlamlaşınca, [[kötü]] [[iş]]li şeytan senden kaçar.<br> | |
| − | + | Senin eteğine asılan, böyle olunca senden kaçar.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1874-1877)</ref> | |
| − | |||
| − | |||
| − | |||
---- | ---- | ||
| − | + | [[Felsefe]]ci [[fikir]] ve [[zan]]nında [[inkâr]]cı olur; gitsin, başını o duvara vursun.<br> | |
| − | + | Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, [[gönül]] ehlinin duyularınca hissedilir.<br> | |
| − | + | Hannâne direğinin inlemesini [[inkâr]] eden [[felsefe]]ci, [[veli]]lerin hislerine yabancıdır.<br> | |
| − | + | O der ki: “[[Halk]]ın sevda ışığı, [[halk]]ın görüşüne çok hayaller getirdi.”<br> | |
| − | + | Daha öte, o [[fesat]] ve [[küfür|küfr]]ün yansıması, bu inkârcı [[düşünce]]yi ona yükledi.<br> | |
| − | + | [[Felsefe]]ci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.<br> | |
| − | + | Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.<br> | |
| − | + | [[gönül|Gönl]]ünde [[şüphe]] ve şaşkınlık bulunan, [[dünya]]da gizli [[felsefe]]cidir.<br> | |
| − | + | İnanır görünür, fakat zaman zaman o [[felsefe]] damarı yüzünü karartır.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3277-3285)</ref> | |
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
| − | |||
---- | ---- | ||
| − | + | Ben şeytan [[delil]]le karşı koyamam; çünkü her şerefli ve alçağın [[fitne]]sidir o.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2693)</ref> | |
---- | ---- | ||
| − | + | Günahsız yere şeytana lanet edersin; o aldatmayı kendinden görmezsin.<br> | |
| − | + | Ey yolunu kaybetmiş! Şeytandan değildir, sendendir; tilki gibi kuyruğun peşinde koşuyorsun.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2706-2707)</ref> | |
| − | |||
---- | ---- | ||
| − | + | Şeytanların sesi, eşkıyanın bekçisidir; sultanın sesi, velilerin koruyucusudur.<ref>Mevlânâ, '''Mesnevî''', (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 4341)</ref> | |
| − | |||
==Notlar == | ==Notlar == | ||
<references/> | <references/> | ||
[[Category:Mevlânâ]] | [[Category:Mevlânâ]] | ||
[[Category:Atasözü]] | [[Category:Atasözü]] | ||
07.25, 8 Kasım 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Atasözü
Acele işe şeytan karışır.
Şeytan azapta gerek.
Mevlânâ'dan
O halkı kendine tutkun görünce gururla kendinden geçer.
O bilmez ki şeytan onun gibi binlercesini ırmak suyuna atmıştır.[1]
Şeytan insana kötülük için gelir. Sana gelmez, çünkü şeytandan daha kötüsün.
Sen insan oldukça, şeytan peşinden koşardı, sana şarap tattırırdı.
Sen şeytanlık huyunda sağlamlaşınca, kötü işli şeytan senden kaçar.
Senin eteğine asılan, böyle olunca senden kaçar.[2]
Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.
Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.
O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”
Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.
Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.
İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.[3]
Ben şeytan delille karşı koyamam; çünkü her şerefli ve alçağın fitnesidir o.[4]
Günahsız yere şeytana lanet edersin; o aldatmayı kendinden görmezsin.
Ey yolunu kaybetmiş! Şeytandan değildir, sendendir; tilki gibi kuyruğun peşinde koşuyorsun.[5]
Şeytanların sesi, eşkıyanın bekçisidir; sultanın sesi, velilerin koruyucusudur.[6]
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1853-1854)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 1874-1877)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (1. kitap, 3277-3285)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2693)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (2. kitap, 2706-2707)
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008. (3. kitap, 4341)