"Veli" sayfasının sürümleri arasındaki fark
| 11. satır: | 11. satır: | ||
[3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, [[gönül]] ehlinin duyularınca hissedilir. | [3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, [[gönül]] ehlinin duyularınca hissedilir. | ||
| − | [3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden [[felsefe]]ci, | + | [3279] Hannâne direğinin inlemesini [[inkâr]] eden [[felsefe]]ci, velilerin hislerine yabancıdır. |
[3280] O der ki: “[[Halk]]ın sevda ışığı, [[halk]]ın görüşüne çok hayaller getirdi.” | [3280] O der ki: “[[Halk]]ın sevda ışığı, [[halk]]ın görüşüne çok hayaller getirdi.” | ||
10.02, 29 Ağustos 2008 tarihindeki hâli
Göndermeler
Mesnevi'den[1]
[2497] Aklın deveci gibi, sense deve; acı buyrukla seni her tarafa çekiyor.
[2498] Veliler aklın aklıdır. Ve akıllar, -kervanda- sona dek develer gibi.
[2499] Artık onlara ibret almak için bak. Yüz binlerin canı, bir kılavuzdur.
[3277] Felsefeci fikir ve zannında inkârcı olur; gitsin, başını o duvara vursun.
[3278] Suyun, toprağın ve çamurun konuşması, gönül ehlinin duyularınca hissedilir.
[3279] Hannâne direğinin inlemesini inkâr eden felsefeci, velilerin hislerine yabancıdır.
[3280] O der ki: “Halkın sevda ışığı, halkın görüşüne çok hayaller getirdi.”
[3281] Daha öte, o fesat ve küfrün yansıması, bu inkârcı düşünceyi ona yükledi.
[3282] Felsefeci şeytanı inkâr eder, aynı anda şeytanın oyuncağı olur.
[3283] Şeytanı görmedinse, kendini gör. Delilik olmadan alında morluk bulunmaz.
[3284] Gönlünde şüphe ve şaşkınlık bulunan, dünyada gizli felsefecidir.
[3285] İnanır görünür, fakat zaman zaman o felsefe damarı yüzünü karartır.
Notlar
- ↑ Mevlânâ, Mesnevî, (Türkçesi: Prof. Dr. Adnan Karaismailoğlu), Ankara: Akçağ Yayınları, 5.baskı, 2008.